Bugün size vitrinlerin ışıltılı dünyasından, reklamların süslü cümlelerinden çıkarıp, toprağın altındaki çürümüş bakır tellere ve gökyüzündeki boş sinyallere özetle teknolojik yalanları anlatacağım.
On binlerce lira verip aldığınız 8K televizyonlar, 4,5G ve 5G olarak cebinizdeki “en son model” telefonlar ve “ışık hızında” diye pazarlanan evdeki, işyerinizdeki internetiniz aslında birer pazarlama illüzyonu mu? Yoksa teknolojik yalanlar mı?
Gelin, teknoloji devlerinin ve operatörlerin halktan sakladığı “hız” ve “altyapı” gerçeklerini kalem kalem, satır satır deşifre edelim.
1. 8K TELEVİZYONLAR: 10 BİNLERCE LİRALIK CAM PARÇALARI
Mağazalarda “8K Ultra HD Çözünürlük” diye satılan televizyonlar tam bir tüketici aldatmacasıdır.
Neden mi? Çünkü bugün itibarıyla Türksat uydusunda 8K yayın yapan tek bir kanal bile yok.
Dünyada da durum farklı değil. TRT 4K dışında gerçek 4K yayınımız bile yokken, 8K TV satmak, yolu olmayan köyde Ferrari satmaya benziyor.
2026 Türkiye TV Pazarı Fiyat Karşılaştırma Listesi
SAMSUNG
- 4K Crystal/QLED Modeller (55″ – 75″): 35.000 TL — 120.000 TL
- 4K Neo QLED/OLED Üst Segment: 85.000 TL — 210.000 TL
- 8K Neo QLED Serisi (Amiral Gemisi): 220.000 TL — 750.000 TL
LG
- 4K NanoCell/QNED Modeller: 32.000 TL — 95.000 TL
- 4K OLED Serisi (C ve G Serileri): 65.000 TL — 240.000 TL
- 8K QNED/OLED SIGNATURE Serisi: 280.000 TL — 950.000 TL
PHILIPS
- 4K LED/The One Serisi (Ambilight): 28.000 TL — 85.000 TL
- 4K OLED/OLED+ Serisi: 70.000 TL — 190.000 TL
- 8K Mini-LED Modeller (Sınırlı Stok): 190.000 TL — 350.000 TL
VESTEL (Yerli Üretim)
- 4K Smart/Android TV Modelleri: 16.000 TL — 48.000 TL
- 4K QLED Serisi: 24.000 TL — 65.000 TL
- 8K Modeller (Özel Üretim/Sınırlı): 110.000 TL — 160.000 TL
ARÇELİK (Yerli Üretim)
- 4K UHD Smart Modeller: 18.000 TL — 52.000 TL
- 4K OLED/Imperium Serisi: 55.000 TL — 130.000 TL
- 8K Modeller (Sipariş Üzerine): 120.000 TL — 175.000 TL
Dikkat ederseniz 4K ile 8K arasında en az 3 ila 5 kat fiyat farkı var. Yerli markalarımız 8K pazarına girmekte temkinli davranıyor çünkü talep ve yayın yok.
OLED vs LED: LG ve Philips tarafındaki yüksek fiyatların sebebi OLED teknolojisidir. Ancak bu TV’lerde de yine o bahsettiğimiz “100 Mbps Ethernet” sınırı devam ediyor.
Yerli Marka Avantajı: Vestel ve Arçelik, 4K segmentinde fiyat/performans olarak çok güçlüler. Vatandaşın “izleyecek yayın yoksa neden 10 katı para ödeyeyim?” sorusunun cevabı bu listede gizli.
Ancak parası olan da bu ürünleri teknolojik yalanlar göz ardı ederek tereddütsüz alıyor elbette.
Vurgulamam gerekir ki; Yukarıda adlarını verdiğim dünyaca ünlü TV üretici markaların fiyat analizlerini teknoloji marketleri ve resmi satış kanallarından Şubat 2026 piyasa verilerine göre derledim.
Teknolojik yalanlar mı?
8K televizyon fiyatları 750 bin TL bandına dayanırken, Türksat uydusundan 8K çözünürlüğü destekleyen tek bir düzenli yayın dahi bulunmuyor.
Daha da vahimi şu: Dünya devleri, binlerce dolara sattığı bu TV’lerin arkasına 1990’lardan kalma “100 Mbps” sınırında Ethernet girişleri koyuyor.
Yani sizin evinizde 1000 Mbps fiber internet olsa bile, o televizyonun kablolu girişi hızı 10’da 1’ine düşürüyor.
Sonra SSport, Exxen, Tabii gibi üyeliklerinizden maçları izlerken, “Neden bu maç donuyor?” diye soruyorsunuz. Amazon, Netflix, Disney gibi aboneliklerinizden film izlerken, YouTube’dan canlı yayın izlerken de aynı sorunları yaşıyorsunuz.
Donar, çünkü teknoloji devleri sizin hızınızı daha kutudan çıkarken kısıtlıyor!
2. “4.5G” UYDURMASI: DÜNYADA OLMAYAN BİZDE NASIL OLDU?
Hatırlayın, dünyada 4G teknolojisi konuşulurken Türkiye’de bir gecede “4.5G” diye bir kavram hayatımıza girdi. Aslında bu, tamamen siyasi bir dokunuşun sonucuydu. Dünya teknoloji literatüründe “4G” veya “LTE” vardır. Ancak o dönemki siyasi iradenin “4G ile vakit kaybetmeyelim, direkt 5G’ye geçelim” çıkışı sonrası, operatörler çaresizce mevcut 4G’yi makyajlayıp bize “4.5G” diye sundular.
Bu bir “ara form” değil, bir “pazarlama kılıfıydı”. Bugün coğrafyamızın %90’ında 4.5G tabelası görsek de, kapsama alanı içindeki yerleşim yerlerinin birçoğunda hızlar yerlerde sürünüyor. Köy yollarını geçtim, Ankara Çankaya’nın göbeğinde bile telefonların “Edge” veya “3G”ye düştüğünü hepimiz yaşıyoruz. Operatörler reklamda uçuyor ama sokakta sinyal yok!
3. ALTYAPISI BAKIR OLAN ÜLKEDE 5G HAYALİ
Peki, herkesin merak ettiği 5G neden hala başlamadı? Sadece havalimanı gibi vitrin yerlerde “test” amaçlı var. Neden evimize gelmiyor? Teknolojik yalanlar ev ve işyerlerimizde kullandığımız internet hızlarını neden gizliyor?
Burada en büyük engel Türk Telekom’un bakır kablo inadıdır. Halkın anlayacağı dille anlatalım: 5G sadece telefonunuzun özelliği değildir. 5G demek, mahallenizdeki baz istasyonunun toprağın altından devasa bir “fiber boruyla” merkeze bağlı olması demektir. Eğer o baz istasyonu merkeze fiberle değil de, eski usul bakır tellerle bağlıysa, telefonunuzda 5G yazsa bile hızı Iğdır’daki bir internet kafeden öteye gidemez.
Soru şu: Türk Telekom altyapısının ne kadarı gerçek fiber? Hala %50’den fazlası bakır tellere mahkum. Ankara’nın göbeğinde 50 Mbps hızı bile veremeyen bir altyapıyla 5G’ye geçmek, toprak yolda Formula 1 yarışı yapmaya benzer.
4. RADYOLİNK TUZAĞI: KABLOLAR NEREDE?
GSM operatörleri (Turkcell, Vodafone, Türk Telekom) baz istasyonlarını birbirine nasıl bağlıyor? İdeal olanı her kuleye fiber çekmektir. Ama maliyetten kaçmak için “Radyolink” denilen kablosuz aktarıcıları kullanıyorlar. Yani kuleden kuleye sinyal fırlatıyorlar.
- Sorun şu: Hava kapalıysa, yağmur yağıyorsa veya araya bir bina girmişse radyolink performansı düşer.
- 5G Çıkmazı: 5G, radyolink üzerinden taşınamayacak kadar büyük bir veri yükü getirir. Eğer her baz istasyonuna fiber götürmezseniz, 5G sadece bir hayalden ibaret kalır.
- Operatörler birbirine altyapı kullandırmıyor, her biri ayrı çukur açıyor ama sonuçta kazanan değil, hızı düşen vatandaş oluyor.
5. AVRUPA UÇUYOR, BİZ “YÜKLENİYOR” DAİRESİ İZLİYORUZ
Avrupa ülkeleriyle kıyasladığımızda durumumuz içler acısı. Romanya’da, Bulgaristan’da vatandaşlar ayda 10-15 Euro’ya 1000 Mbps (1 Gbps) internet alırken, biz Ankara’nın göbeğinde 100 Mbps hıza “lüks” muamelesi yapıyoruz.
- Hız düşük, fiyat yüksek. Altyapı eski, reklamlar yeni.
Kablo TV (Türksat) gibi bir değerimiz var ama o da eski bakır altyapısını modernize edemediği için 100 Mbps barajına sıkışıp kaldı. İnternet hızında dünyada 100. sıraların altına demir atmış durumdayız.
ÖZAL’IN BİLGİSAYAR ÇAĞINDAN, “BAKIR” ÇAĞINA DÜŞÜŞ!
Bugünkü teknolojik yalanlarını anlamak için biraz geriye, efsanevi bir vizyonun başlangıcına bakmamız lazım. Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal, sadece bir Başbakan değil, Türkiye’yi elinde Mouse, önünde ekranla tanıştıran gerçek bir teknoloji hayranıydı.
Düşünün; daha dünyada internet emekleme aşamasındayken, Özal Türkiye’nin ilk Türksat uydusunu fırlatmak için düğmeye basmıştı.
Dönemin PTT Genel Müdürü Emin Başer’le Ankara- İstanbul arası ilk otomatik telefon görüşmesinde Semra Özal’ı arayıp konuşması da hafızalarda ve benim özel arşivimdedir.
Ayrıca Başer ile İran’da yaşadığımız Türkiye’nin ilk uydusu olan o Türksat hikayesi de o tarihi anlar da hâlâ hafızalarımızda.
Özal, teknolojik yalanlar yaratan değil, gençlerin ve gelecek nesillerin bu çağı kaçırmaması için bilgisayar ithalatındaki tüm vergileri SIFIRLAYAN bir liderdi.
“Her eve bilgisayar, her okula internet” diyerek hayal kuran ve bunu da da yasalarla sağlayan bir devlet adamından; bugün 1000 Mbps fiberi 100 Mbps’lik ethernet portuna hapseden, vatandaşa 8K hayali satıp bakır kabloya mahkûm eden teknolojik yalanlar üreten bir zihniyete nasıl geriledik?
Özal döneminde Türkiye teknoloji trenine binmek için ray döşüyordu; bugün ise o rayların üzerine “pazarlama yalanlarıyla” barikat kuruyoruz.
SONUÇ VE TÜKETİCİ UYARISI
Değerli vatandaşlar, size “8K” diye, “5G” diye satılan hayallerin arkasında teknolojik yalanlar ve çürümüş bir altyapı gerçeği var.
- TV alırken: 8K’ya servet dökmeyin, çünkü izleyecek yayınınız yok.
- İnternet alırken: “Fiber” dedikleri şeyin kapınıza kadar cam kabloyla gelip gelmediğini kontrol edin. Binanızın girişine kadar gelip evinize bakır telle giren internet, gerçek fiber değildir.
- Hükümet ve Operatörlere Çağrı: 5G ihalesi yapmak yetmez. Önce toprağın altını fiberle döşeyin. Bakır telle 5G rüyası görmeyin, milleti de kandırmayın!
Biz uguroglu.com olarak bu teknik yalanların peşini bırakmayacağız. Teknoloji sizin cebinizi boşaltmak için değil, hayatınızı kolaylaştırmak için olmalı.
TİCARET BAKANLIĞI’NA AÇIK SUÇ DUYURUSU VE GÖREVE ÇAĞRI!
Buradan T.C. Ticaret Bakanlığı’na ve bünyesindeki Reklam Kurulu’na açıkça sesleniyorum: Vatandaşın cebindeki paranın “teknolojik illüzyonlarla” ve “teknolojik yalanlar” çekilmesine daha ne kadar seyirci kalacaksınız?
Elinizdeki 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, size sadece bir denetim yetkisi değil, halkın hakkını koruma görevi vermiştir. Bakınız kanunun 61. Maddesi ne kadar açık:
“Ticari reklamların, tüketiciyi aldatıcı, onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü… olması yasaktır.”
Soruyorum Bakanlığa; uyduda 8K yayın yapan tek bir kanal dahi yokken, 750 bin TL’ye televizyon satıp “8K dünyasına hoş geldiniz” demek, tüketicinin “bilgi noksanlığını istismar etmek” değil midir? Bu aldatıcı reklam değilse nedir?
Bitmedi! Aynı kanunun 62. Maddesi ise “Haksız Ticari Uygulama” başlığı altında teknolojik yalanlar ile mücadele konusunda şunu emreder:
“Bir ticari uygulamanın; mesleki özenin gereklerine aykırı olması ve ulaştığı ortalama tüketicinin bir mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması veya bozma ihtimalinin olması durumunda haksız olduğu kabul edilir. Haksız ticari uygulamalar yasaktır.”
Ankara’nın göbeğinde fiber altyapı yokken, baz istasyonları hâlâ bakır kabloya mahkûmken “Işık hızında 5G” reklamları yapmak, tüketicinin ekonomik davranışını bozmak ve onu hayali bir hıza para ödetmeye zorlamak değil midir?
Gereğini yapın! Teknoloji devlerinin “kuruş hesabı” yaparak televizyonlara koyduğu 100 megabitlik Ethernet portları yüzünden vatandaşın interneti donuyorsa; operatörler “fiber” deyip sokağa “bakır” kablo döşüyorsa, bu bir suçtur!
Siz denetlemezseniz, siz yaptırım uygulamazsanız, bu teknolojik yalanlar silsilesi vatandaşın cüzdanını boşaltmaya devam edecek.
Gazeteci olarak halkın haber alma hakkını gözeterek görevimi yapıp teknolojik yalanları ve bu çarpıklığı ifşa ediyorum; şimdi sıra sizde!
Halkın parasını, dev şirketlerin “teknolojik masallarına” kurban etmeyin!
