İade-i itibar tüm siyasi idamlara yapılsın

İade-i itibar tüm siyasi idamlara yapılsın

PKK terör örgütünün başı Abdullah Öcalan’a umut hakkı verilmesi için Meclis’te kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu karar aşamasında. Ben de sorarım; iade-i itibar konusuna da var mısınız?

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın açıklaması özetle şöyle:

“Umut hakkı konusunda uzlaştık, problem yok. Zaten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulduğu zaman kararlar umut hakkından bahsediyor. Bakın bizim bu raporda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma tavsiye edilecek. Onun içinde umut hakkı da var. Şu da var mı bu da var mı ayrıntı tek tek onları anlatmamız zor ancak aramızda ciddi bir görüş ayrılığı yok. Çocukların geleceği, birliğimiz, bütünlüğümüz için endişelerde anlaşıyoruz. Önümüzdeki hafta biter. Tüm sorduğunuz soruların tüm cevaplarını bulursunuz.”

Umut hakkı tartışması neyi değiştiriyor

Umut hakkı, ağırlaştırılmış müebbet alanlara bir gün tahliye imkânı tanınmasının yolunu açıyor. Bu açılan yolla PKK’lılar da FETÖ’cüler de, özetle tüm müebbet hapis alan mahkûmlar da yararlanacak.

Bu tartışmanın merkezinde ise yıllarca bebek katili denilen ancak MHP lideri Devlet Bahçeli’nin terörün sonlandırılması için önder dediği Abdullah Öcalan var.

On binlerce insanın hayatını kaybettiği bir terör sürecinin lideri için bugün umut hakkı konuşulabiliyorsa, bu ülkede başka idamların, başka hayatların, başka mezarların da hatırlanması gerekmez mi?

Bu mesele siyaset meselesi değil, vicdan, akıl ve devlet meselesidir.

Eğer bir gün umut hakkı gibi bir anlayış, insanın işlediği suç ne olursa olsun bir umut kapısı açmayı savunuyorsa, o zaman bu ülkenin darağaçlarında can veren gençlerinin, devlet adamlarının ve siyasi mahkûmlarının da dosyaları yeniden açılmalıdır.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına iade-i itibar şart

İade-i itibar denilince akla ilk gelenler Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıdır.

6 Mayıs 1972 sabahı Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edildi.

Bugün bile o kararın yanlışlığı söyleniyor. O dönemin Meclis tutanakları, siyasi atmosferi ve verilen oylar incelendiğinde, idamların hukuki olmaktan çok siyasi olduğu yönünde güçlü görüşler var.

Eğer bugün umut hakkı konuşuluyorsa, üç fidanın iade-i itibarları da gündeme gelmelidir.

12 Eylül idamlarına iade-i itibar gerekmez mi

12 Eylül darbesinin simgesi haline gelen darbeci Kenan Evren’in gazeteci Türey Köse’ye verdiği demeçte söylediği cümleyi hatırlayalım:

Bir sağdan, bir soldan astık.

O söz, bir hukuk anlayışının değil, bir sindirme, korkutma ve sözde denge politikasının ifadesiydi.

8 Ekim 1980’de Mustafa Pehlivanoğlu ve Necdet Adalı idam edildi. Bir sağdan, bir soldan. Devletin idam sehpasında insan hayatı böyle sonlandı.

Bugün aynı devlet, en ağır suçlardan hüküm giymiş birine umut hakkı konuşuyorsa, o darağaçlarının gölgesinde kalan bu iki isim için de Meclis’in iade-i itibar kararı alması gerekmez mi?

Iade-i itibar konusuna da var mısınız?
Iade-i itibar konusuna da var mısınız?

Erdal Eren iade-i itibar hak etmez mi

12 Eylül döneminin en acı hikâyelerinden biri de Erdal Eren’dir.

17 yaşındaydı. Yaşı büyütüldü. Mahkeme kararları tartışmalıydı. Ve 13 Aralık 1980’de idam edildi.

Bugün hukuk devleti adına konuşan herkes, o dosyanın yeniden açılması gerektiğini söylemek zorundadır. Erdal Eren için iade-i itibar bir haktır.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e siyasi idamlar

Bu mesele sadece yakın tarihin meselesi değil.

Urfa Mutasarrıfı Nusret Bey
Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey
Maliye Nazırı Cavid Bey
İskilipli Atıf Hoca

Siyasi kararların, savaş yıllarının ve mahkeme atmosferlerinin kurbanı olan isimler olarak idam edildiler. Bugün tarihçilerin büyük bölümü, bu idamların siyasi nitelik taşıdığını kabul ediyor.

Bu tarihi isimlerin ailelerine o tarihlerde maaş bağlanması yetmez. Bugün dosyaları açılmalı ve iade-i itibar hakları verilmelidir.

Menderes ve arkadaşları iade-i itibar örneğidir

Türkiye’de iade-i itibarın somut bir örneği merhum başbakan ve bakanlarıdır.

Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan için 1990 yılında, Turgut Özal döneminde, Meclis tarafından iade-i itibar kararı çıkarıldı. Mezarları taşındı, iade-i itibarları resmen geri verildi.

Demek ki devlet, geçmişte verdiği kararlar için gerekirse özür dileyebiliyor ve yanlışını düzeltebiliyor.

Siyasi idamlarda ölçü ne olacak

Bugün eğer umut hakkı gibi bir kavramı tartışıyorsak, insanın hayatı ve geleceği söz konusuysa, bunu seçerek, ayırarak, siyasete göre uygulayamayız.

Vicdanın sağı solu olmaz. Devletin önderi, karşıtı olmaz. Darağacında siyasi suçları nedeniyle can veren herkes için aynı ölçü uygulanmalıdır.

Madem Öcalan’a umut hakkı verilecek, o halde toplumsal barış için, gelecek nesillerin kutuplaşmasını önlemek için devlet ve millet gereğini yapmalıdır.

Hepsi için Meclis bir gün çıkıp tek bir yasa yapmalıdır.

Siyasi idamlar için iade-i itibar yasası

Siyasi idamlar için iade-i itibar ve devlet adına pişmanlık yasası çıkarılmalıdır.

Bu ne bir partinin zaferi ne de bir diğer partinin mağlubiyeti olur. Bu, Türk insanının ve vicdanın kazanımı olur. Dünyaya örnek kapsamlı bir devlet bakışı ortaya konur. Adalet Bakanlığı da bu konuda gereğini yapmalıdır.

Vicdanın terazisi ve 28 Şubat mağdurları

Devlet, geçmişte verdiği idam kararlarını savunmak zorunda değildir. İsimleri tek tek sayılmamış olanlar da Meclis’te kurulacak bir komisyonda tespit edilip bu kapsama alınabilir.

İdam kararlarını onaylayan Meclis olduğuna göre, iade-i itibar verecek olan da milletin Meclisi’dir.

Ve iade-i itibar için yasaya konulmasını önerdiğim bir konu daha var. 28 Şubat davası mağdurları.

Terörle mücadelenin kahraman subayları. Ne tek bir kişinin ölümüne neden oldular ne de darbe girişiminde bulundular. Bir NATO tatbikatı kapsamında yapılan planlı tank sevki nedeniyle müebbet hapse mahkûm edilen Türk subayları.

Öcalan’a umut hakkı konusunda uzlaşan Meclis komisyonu, hazırlanacak yasada 28 Şubat mağdurlarını da ve yukarıda sayılan isimleri de iade-i itibar kapsamına almalıdır.

Son söz

İade-i itibar, devletin yerine getirmesi gereken bir sorumluluktur. Çünkü adalet, sadece yaşayanlar için değil, siyasi suçlardan idam edilenler ve mahkûm edilenler için de olmazsa olmazdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir