Oh olsun

CEMAATİN POLİSİ, SAVCISI, HÂKİMİ VE MEDYASININ KUMPASLARINI UNUTMADIK Kİ…

OH OLSUN MU DEMELİYİM…?

Canlı yayında Kanal Türk ve Bugün televizyonlarına giden Kayyumların polis zoru ile binaya girmelerini, yayınları durdurmaya çalışmalarını, Tarık Toros’un reji odasından yayını sürdürmeye çalışmasını izliyorum. Ve aklıma peş peşe geçen yıllardaki yaşadıklarım geliyor

Aklıma peş peşe tutuklanan Subaylar, Rektörler, Gazeteciler, aydınlar, Fenerbahçe Başkanı geliyor…

Aklıma Uzan gurubuna yargı kararı olmadan Bakanlar Kurulu kararı ile el konulması geliyor…

Aklıma el konulan tüm medya kuruluşlarının bugün havuz medyasını oluşturarak yandaş yapılması geliyor…

Aklıma Cemaatin medya sahibi olması için satın aldığı ve kurduğu Radyo, televizyon ve gazeteler geliyor.

Aklıma Radyoları mühürleyen Ulaştırma eski Bakanı Yaşar Topçu geliyor

5-6 yıl önce başladı Cemaat operasyonları. Ergenekon, Balyoz, Casusluk ve

Fenerbahçe gibi operasyonları başlatan yürüten ve bugün bir kısmı tutuklu bir kısmı yurt dışına kaçan polisler, savcılar, hâkimler aklıma geliyor Tarık Toros’u izlerken Cemaat medyasının verdiği destek dün gibi aklıma geliyor.

Silivri’de ölenler, intihar edenler, mesleklerinden men edilenler, gerekçesiz yıllarca hücrelerde yıllarca tutulanlar dün gibi aklıma geliyor.

Cemaat medyasına kayyum atanmasına;

Oh olsun mu demeliyim?

10 sene öncesine gidiyorum bu kez.

Star Televizyonunun İkitelli’deki binasına yapılan Polis baskınını televizyondaki canlı yayından izliyorum. Cem Uzan geliyor ve kurucusu olduğu televizyona sokulmuyor. Gözyaşları döküyor. Kurucuları arasında olduğum için çok duygulanıyorum ki birden odama sivil polisler doluyor.

Ve “teslim oluyorum” diyorum.

Yargı kararı olmadan Bakanlar Kurulu kararı ile el konulan Uzan Medya gurubuna da hemen AK Parti yandaşları atanıyor, şirketlere el konuluyor. O günlerde bu yargısız infazları izleyen cemaat medyasının alkış seslerini unutamıyorum.

Cemaat medyasına kayyum atanmasına;

Oh olsun mu demeliyim?

Havuz medyası ile hükümetin desteklenmesi aklıma geliyor. Cemaat medyası da ayni desteği gönüllü veriyor.

Neredeyse ayni haberler ayni başlıklar, ayni canlı yayınlar, yandaş gazeteci ve uzmanlarla AK Parti’ye ve baskı rejimine destek vermeleri aklıma geliyor.

Cemaate yakın iş adamlarının radyo, televizyon ve gazete satın almaları ve yenilerini kurmaları ve AK Parti’ye kayıtsız şartsız destek vermeleri aklıma geliyor.

Cemaat medyasına kayyum atanmasına;

Oh olsun mu demeliyim?

1990’da Star1 Magicbox adıyla Türkiye’nin ilk özel Radyo ve Televizyonunu Cem Uzan ile kurduğumuz, “Anayasa’ya aykırı” iddiasıyla açılan 50’den fazla davada yargılandığımız aklıma geliyor.

Star TV’nin “Yurt dışından yayın yapan bir televizyon” olduğunu Anayasa’yı çiğnemediğini ispatlayarak Kırıkkale’deki davayı kazanmamızı ve Yargıtay’ın onaylamasını hatırlıyorum.

Dönemin Ulaştırma Bakanı Yaşar Topçu’nun bir genelge ile “Özel Radyo ve Televizyonlar Anayasa’ya aykırıdır kapatılsın” diye genelge yayınladığını, dönemin Telsiz Genel Müdürü Ali Tülümen’e Star TV için olan Yargıtay kararını gönderdiğimi ve tüm özel televizyonları mühürlenmekten kurtardığımı, ancak radyolar hakkında mahkeme kararı olmadığından mühürlemelerin yapıldığını hatırladım.

Dönemin Erzurum Milletvekili MHP’li Rıza Müftüoğlu’na Dikmen’deki verici binasını kiraladığımı ve tüm Türkiye’de radyolar susmasına rağmen Kral FM ve Süper FM’in milletvekili dokunulmazlığı olduğu için 10 saat mühürletmediğimi ancak sonra yayını kesmek zorunda kaldığımızı hatırladım.

Dönemin Başbakanı Tansu Çiller’e “ radyomu istiyorum” dedirttiğim aklıma geliyor.

Cemaat medyasına kayyum atanmasına;