Rtük üyesi gazeteci süleyman demirkan söyleşimize açıklık getirdi

RTÜK ÜYESİ GAZETECİ SÜLEYMAN DEMİRKAN SÖYLEŞİMİZE AÇIKLIK GETİRDİ.

ERDOĞAN’A: İSTİFA ET, PARTİNİN BAŞINA GEÇ

RTÜK’TEKİ AKP’LİLERE: DELİL KARARTIP SUÇ İŞLİYORSUNUZ

RTÜK’teki Başkan ve çoğunluk yönetimi bunu engelliyorlar. Bana göre, delil karartıp suç işliyorlar. 10 Mart’ta başlayan seçim takvimi içinde ihlal oluşturacak şekilde tek yanlı yayın yapan bütün radyo ve TV’lere yaptırım uygulamak lazım.

Sayın Cumhurbaşkanı, devletin ve milletin imkânları ile kendisine tanınan dokunulmazlık ve sorumsuzluk zırhını kötüye kullanıp, hukuki boşlukları değerlendirip adil seçim yarışına gölge düşürecek şekilde, iktidar partisinin lehine, diğer tüm muhalefet partilerinin aleyhine mitingler ve konuşmalar yapıyor.

Dağdaki çoban bile, “Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafsız” diyebilir mi? Normalde, o yüce makama seçilen bir kişiyi eleştirmek benim ne haddime? Ama Anayasa, yasalar ve hukuka uyma konusunda, , bütün kurumlara ve vatandaşlara örnek olması gerekirken, kendisi ihlalde bulunuyor.

Partiler ve liderleri birbirleri ile yarışıyorlar. Devleti temsil eden ve partiler üstü Cumhurbaşkanı, bu yarışa bir partinin yanında katılırsa, bu olur mu? Devletle kim yarışabilir. O zaman seçim yapmaya da gerek yok. İşsizinden, asgari ücretlisine kadar 77 milyon vatandaşın parası ile yarışı bozuyor. Bu durumda ben kendi hesabıma hakkımı helal etmiyor, “Haram olsun” diyorum.

Erdoğan, geçmişte Başbakan ve Genel Başkan iken, meşru müdafa niteliğinde dahi bir yüksek yargı organı başkanı ve baro başkanı eleştirel konuşsa; “Cübbenizi çıkarın da gelin” derdi. Bu durumda kendisine de, “Madem aktif politikaya bu kadar meraklıydın, niye parti başkanlığını ve başbakanlığı bıraktın. O zaman muhalefet liderlerinin ve vatandaşların da kendisine, “Karşımıza Cumhurbaşkanlığı makamını istismar ederek değil, siyasetçi olarak çık” deme hakları doğuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a aklı vicdanı olan hiç kimse ‘tarafsız’ diyemez. Madem parti başkanı gibi aktif siyaset yapmaya bu kadar hevesli idin, niye Anayasa’ya göre tarafsız ve partiler üstü olan Cumhurbaşkanlığı makamına aday oldun?

O zaman istifa et, partinin başına geç eşit şartlarda yarış olsun.

Anayasa, yasalar, yönetmelikler, tüzükler, yönergeler, adalet, vicdan, akıl hepsi çiğneniyor maalesef. RTÜK Üst Kurulunda Hükümet Kontenjanından seçilen 5 üye Anayasa’dan akıl ve vicdana kadar her şeyi çiğniyorlar. ’Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmayın’ diyoruz, dinlemiyorlar.

Evet, sadece iktidar yanlısı yayın yapan çok sayıda kanal var. CHP, MHP, HDP veya bir başka parti lehine tek yanlı yayın yapan kanallar var. Biz ayırımsız, yasa ve kuralları çiğneyen bütün kanalların raporlanıp Üst Kurul’a getirilmesini ve itirazı kabil olmayan nihai kararı verecek olan YSK’ya gönderilmesin istiyoruz. Ama RTÜK’teki Başkan ve çoğunluk yönetimi bunu engelliyorlar. Bana göre, delil karartıp suç işliyorlar. 10 Mart’ta başlayan seçim takvimi içinde ihlal oluşturacak şekilde tek yanlı yayın yapan bütün radyo ve TV’lere yaptırım uygulamak lazım.

RTÜK Başkanı ile onun emrindeki ilgili Daire Başkanı, “İhlal yok ki, rapor hazırlayalım. İhlal olsa raporlanır” deyip, iktidar partisi lehine olan tek yanlı yayınları görmezden geliyorlar. Herkesin gördüğü ve bizi bağlayan yasa ve kurallara göre açıkça ihlal oluşturan tek yanlı yayınları görmüyorlar, himaye ediyorlar. Güneşi balçıkla sıvamaya çalışıyorlar. İşte ben, hukuka, yasalara saygılı, vicdan sahibi biri olarak bunlara isyan ediyorum.

Keşke Üst Kurul kararları ve görüşme tutanakları açıklansa. Ama buna asla cesaret edemezler. Yasamıza göre Üst Kurul toplantısındaki müzakereler gizli. Ama isterse Üst Kurul karar alıp gizliliği kaldırabilir. 10 Mart’tan bugüne kadar taraflı yayınların, ancak 20’de biri YSK’ya gitmiştir. Gitmeyince YSK seçim adaletini ve onun en önemli unsuru yayın adaletini nasıl sağlayacak, nasıl denetim yapacak? İktidar partisi kontenjanından seçilen üyeler açık ihlallere karşı bile, “İhlal yok” diye blok oy kullanıyorlar. O zaman, hak/hukuk/adalet işlemiyor, beş parmağın dediği oluyor.

Cumhurbaşkanı, Anayasa, yasa ve kurallara uymada, olumsuz örnek değil, olumlu örnek olmak durumunda. Cumhurbaşkanı, kuralları ihlal etmede, öncülük yapmamalı. O zaman, “balık baştan kokar” atasözü akla gelir. Anayasa’nın lafzına ve ruhuna aykırı tutum, konuşma ve davranışlardan hızla vazgeçmelidir.”