FEYZİOĞLU VE ADALET DERSİ – SON
SIKINTILARI ADALET SİSTEMİNİ KURARAK ÇÖZEBİLİRİZ.
Soru: CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Adalet” yürüyüşünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Feyzioğlu: Tüm siyasi aktörlerin Türkiye’nin gerçekten adalet ihtiyacı içinde yanıp tutuştuğunu, adaletin Türkiye’nin kanayan yarası olduğunu, cayır cayır yandığını kabul etmesine bağlı. Adalet duygusunun elden kayması, F tipi suç örgütüyle mücadeleyi de çok ciddi zarara uğratıyor. Bölücü terör örgütüyle mücadeleyi de çok ciddi zarara uğratıyor. Çünkü bölücü terör örgütüne karşı yapılan her yargılama, Türkiye’de bir kesim veya dünya tarafından siyasi iktidarın muhaliflerini susturması olarak anlaşılıyor.
Oysa terör örgütü dediğiniz yapının hukuk yoluyla da sistemden kazınması lazım. Her zaman şunu hatırlayalım: Bir kişinin terör örgütü üyeliğiyle suçlanması onun terör örgütü üyesi olduğu anlamına gelmez, sadece suçlandığı anlamına gelir. Suçlamanın delillerle, bağımsız, tarafsız mahkeme huzurunda ispatlanması gerekir, bir mahkemenin bağımsız ve tarafsız olması için de siyasi iktidarın emir ve talimatına karşı dokunulmazlığa sahip olması zorunludur.
Adalet sistemi hakimi savcıyı iktidara karşı koruyor mu?
Feyzioğlu: Herkesi suçlayabilirsiniz ama suçlama onun suçlu olduğunun kanıtı değildir. Suçlamanın ispatı gerekir. Hakimin suçludur diyebilmesi için o hakime siyasi iktidarın hiçbir şekilde ulaşamaması lazımdır. Bunun için de sistemin o hakimi iktidara karşı koruyor olması lazımdır. Bizim sistemimiz hakimi iktidara karşı koruyor mu? Hayır. Dolayısıyla hakimler siyasi iktidarın müdahalesine açık bırakıldığında, hakimin bu kişi suçludur cümlesini gerekçesine yazdığı her durumda acaba siyasi iktidardan telkin, tavsiye, talimat mı geldi sorusu öyle bir telkin, tavsiye, talimat olmasa da sorulur.
AİHM ne diyor? Adaletli davranmak yetmez. Adaletli davrandığını göstermesi gerekir ve toplumun da buna inanması gerekir.
Soru: Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşü Adalet için yararlı olur mu?
Feyzioğlu: Ana muhalefet partisinin planladığı bir yürüyüştür. Türkiye’nin gerçek gündeminin adalet olduğunu söyleyen bir harekettir bu. Toplumumuzun adalet üzerine düşünmesine katkıda bulunacağına inanıyorum. Siyasi iktidarın da Sayın Cumhurbaşkanının da Türkiye’de gerçekten adalet dağıtabilen bir yargının kurulması noktasında katkıda bulunması gerekir. Muhalefet demokratik rejimlerde düşman değildir. İktidar da düşman değildir, muhalefet de düşman değildir. Açıkçası yöneticiler kendilerini sürekli doğrulayanlardan daha çok kendi düşüncelerini, faaliyetlerini eleştirip, farklı düşünceler ortaya koyanlardan yararlanırlarsa başarılı olurlar ve başarılarını devam ettirebilirler. Bu yürüyüşü siyasi iktidara Türkiye’yi adalet dağıtabilen bir yargıya kavuşturma gereği konusunda belki bir uyarıcı etki doğurur.
Soru: Çözüm nedir?
Feyzioğlu: Bütün bu sıkıntıları nasıl çözeriz? Adalet sistemini kurarak çözebiliriz. Biz burada varız. Dün de vardık. Bugün de daha kararlı bir şekilde varız. Bizi düşman olarak görmek yerine Türkiye’nin varlığını korumak noktasında kol kola girilmesi gereken bir yapı olarak görülmesini istiyorum. Bizim bir partimiz yoktur, biz her zaman doğru gördüğümüze doğru, yanlış gördüğümüze yanlış diyoruz. Konuşmak istiyoruz, tartışmak istiyoruz, anlatmak istiyoruz.
Türkiye’de siyasetin yıkıcı değil yapıcı olması durumunda herkese özgürlük gelir.
