YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
İhbar Eden : Özgür ÖZEL (T.C. 53278370702)
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili
Manisa Milletvekili
TBMM – Çankaya/ANKARA
İhbar Edilen : 1. Adalet ve Kalkınma Partisi
Söğütözü Caddesi, No:6, 06510 Çankaya/Ankara
Binali Yıldırım
Devlet Mahallesi, Milli Müdafa Caddesi, 06650 Çankaya/Ankara
İhbar Konusu : Anayasaya ve kanuna aykırı tüzük değişikliğinin ve genel
başkanvekilliğinin iptali
Açıklamalar:
Adalet ve Kalkınma Partisi 20-21/05/2017 tarihlerinde yaptığı kongre ile çift başlılığı engellemek amacıyla tüzük değişikliği yapmış ve bu değişiklik ile parti tüzüğüne genel başkanvekilliği makamını getirmiştir. Mevzuata aykırı olarak seçilen Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın yokluğunda vekili olarak Binali Yıldırım’ı seçilmiştir.
13/7/1965 tarih ve 648 sayıyla kabul edilen siyasi partiler kanunu (R.G. 16/07/1965-12050) Genel Başkan başlıklı 13. maddesi ile parti genel başkanının, parti tüzüğüne göre seçileceğini, partiyi temsil yetkisinin genel başkana ait olduğunu, parti genel başkanının merkez karar ve yönetim organlarının tabi başkanı olduğunu ve parti tüzüğü ile genel başkana görevinin yerine getirilmesinde ve yetkilerinin kullanılmasında yardımcılık veya vekillik etmek üzere, genel başkan yardımcısı, genel başkanvekili veya genel sekreter gibi adlarla gerekli gördüğü sayıda yardımcı mercileri öngörülenebileceği düzenlenmiştir. Bu kişilerin seçimine dair hususlar da parti tüzüğüne bırakılmıştır.
Siyasi partiler kanunu parti oligarşisine meydan verilmemesi, parti içi demokrasinin mümkün olduğu ölçüde yerleştirilmesi ilkelerine önem verilerek 3 aylık bir çalışma süresinde Danışma Meclisi tarafından hazırlanan, Milli Güvenlik Konseyi’nce Danışma Meclisi Genel Kurulunda kabul edilen maddelerin gerekçelerin tekrar değerlendirilerek kabul edilen 22/4/1983 tarih 2820 sayılı siyasi partiler kanununda (R.G. 24/4/1983-18027) ise genel başkanlık 15. madde ile düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca, partiyi temsil yetkisi genel başkana aittir. Parti genel başkanı, merkez karar ve yönetim kurulunun tabiî başkanıdır. Parti tüzüğü, genel başkana görevinin yerine getirilmesinde ve yetkilerinin kullanılmasında yardımcılık etmek üzere genel başkan yardımcısı ve genel sekreter adlarıyla gerekli gördüğü sayıda yardımcılar öngörebilir. Bunların ne suretle seçileceği, görev ve yetkileri parti tüzüğünde gösterilir.
Yaklaşık 20 yıl sonra değiştirilen kanun genel başkanların görevlerini yerine getirmesinde ve yetkilerinin kullanılmasında desteğe ihtiyaç duyabileceği öngörülmüş ancak bunu iki makam ile sınırlamıştır. Yasa koyucu sayı sınırlaması koymamakla birlikte tadadi olarak “genel başkan yardımcılığı” ve “genel sekreter” olarak iki makam öngörmüştür. Yapılan değişiklik ile genel başkan vekilliği pozisyonu yasadan kaldırılmıştır. Bir başka deyişle, daha sonra kabul edilen 2820 sayılı siyasi partiler kanunu ile bu maddeden genel başkanvekili makamı kaldırılmış ve genel başkanın yardımcı olarak kendisine genel başkan yardımcısı ve genel sekreter atayabileceğini düzenlemiştir. Ancak Adalet ve Kalkınma Partisi’nin tüzüğü doğrultusunda Binali Yıldırım’ın genel başkanvekili seçilmesiyle, Adalet ve Kalkınma Partisinde genel başkan yardımcısı ve genel sekreterin yanında yasaya aykırı olarak üçüncü bir makam olarak genel başkanvekilliği makamı oluşturulmuştur.
Genç Parti’nin kongre ile değiştirdiği tüzüğü Danışma Kurulu ve genel başkan vekilliğine dair düzenlemeler içermekteydi. Yapılan bu tüzük değişikliği 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunun 102. Maddesi uyarınca Savcılığınızca incelenmiş ve Genç Parti Genel Başkanlığı “01/08/2002 tarih SP. 119 Muh.2002/426 sayılı” kararınızla ihtar edilmiştir. Yapılan ihtarda aynen “… anılan kurulun ve genel başkan vekilliğinin teşkili yapılmasının 2820 sayılı kanunun 4/2, 13/3, 90/1, 93 üncü maddelerine uygun olmadığından bu konuda da tüzükte değişiklik yapılmasının gerektiği” gerekçesi yer almıştır. İhtarın yasal gerekçesini oluşturan yasal düzenlemeler ve gerekçelendirme meri hukuk düzenimizde de mevcudiyetlerini korumaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10/4 maddesi “Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz” şeklinde bir düzenleme getirerek hiç kimseye kanun önünde imtiyaz tanınamayacağını düzenlemiştir. 2820 sayılı Kanuna açıkça aykırı bir düzenleme yapan Adalet ve Kalkınma Partisi’ne Savcılığınızca bir imtiyaz tanınması düşünülemez. Savcılığınızca Adalet ve Kalkınma Partisi’ne ihtar çekilerek tüzük değişikliğine zorlanması ve Binali Yıldırım’ın kanuna aykırı olarak elde ettiği genel başkan vekilliği makamının iptal edilmesi gerekmektedir. Savcılığınızın yukarıda yer verdiğimiz emsal teşkil eden uygulaması dikkate alınmalıdır.
Aktif siyasi hayatını sürdürmekte olan siyasi partiler genel başkan vekili hususunda 2820 sayılı kanuna uygun olarak gerek tüzüklerinde gerekse iç yönetmeliklerinde gerekli düzenlemeleri yapmışlardır. Somutlaştırmak gerekirse üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup iç yönetmeliğinde genel başkan vekili makamı sadece toplantı idaresi bağlamında sınırlı olarak genel başkan yardımcıları için öngörülmüştür. Cumhuriyet Halk Partisi, Parti Meclisi Ve Merkez Yönetim Kurulu Çalışma Yönetmeliği’nin Toplantılar başlıklı 4. maddesi, Parti Meclisinin en geç 2 ayda bir Genel Başkanın çağırısı üzerine olağan toplantı yapacağını, Parti Meclisi toplantılarını Genel Başkanın yöneteceği, bu toplantılarda Genel başkanın yokluğunda kendisine vekillik etmek üzere Genel Başkan Yardımcılarından birini görevlendirileceği düzenlenmiştir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere partimizdeki genel başkanvekili makamı hali hazırda seçilmiş genel başkan yardımcılarından oluşmaktadır. Kaldı ki bu makam kalıcı değil sadece ve sadece genel başkanın katılamadığı toplantılarda, o toplantı süresince genel başkan yardımcıları tarafından kullanılmaktadır. Ancak Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yaptığı değişiklikle genel başkan yardımcısı ve genel sekreter dışında üçüncü bir makam oluşturulmuştur.
Türkiye demokrasi tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisinin tüzüğünde yapılan değişiklik ile yasaya aykırı makamlar yaratılmasının bir örneğini Genç Parti ile yaşanmıştı. Genç Parti yaptığı kongre ile tüzük değişikliğine gitmiş ve tüzüklerine ‘genel başkanvekili’ makamını getirmişti. Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı yapılan bu düzenleme sonrası Sayın Savcılığınızca Genç Parti ihtar edilmiş ve tüzük değişikliği talep edilmiştir. Savcılığınızca yasaya aykırı yapılan işlem ile ilgili Genç Partiye karşı yaptırım yönünde bir tutum sergilenirken, aynı yasaya aykırı değişikliği yapan Adalet ve Kalkınma Partisi’ne karşı ayrımcılık yapılması beklenemez. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kanuna aykırı olarak tüzüğüne genel başkanvekilliği makamını getirmesi hususunda ihtar edilmelidir. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devletinin en önemli özelliği uygulanacak normların belirli olması gereğidir. Anayasal eşitlik ilkesini kabul eden bir hukuk devletinde bir siyasi partiler arasında farklı uygulama yapılması kabul edilemez. Tüm siyasi partiler yasalar önünde eşittir, iktidar partisi veya muhalefet partisi olması yahut parlamentoda olması veya parlamento dışında olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Bu sebeplerle yasaya aykırı olarak yapılan tüzük değişikliği ile ilgili siyasi partinin ihtar edilmesi ve bu değişik doğrultusunda yaratılan genel başkan vekilliği makamının yok hükmünde sayılması zorunludur.
Yasaya aykırı olarak yapılan değişiklik 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 32. maddesi bağlamında bir başka sorun da doğurmaktadır. Bağdaşmayan görevler başlıklı 32. maddesinin birinci fırkası siyasi partilerin merkez karar ve yönetim kurullarına üye olanların, o partinin Türkiye Büyük Millet Meclisi parti grubu yönetim kurulunda görev alamayacaklarını düzenlemiştir. Bu düzenleme yoruma açık, veya inisiyatife imkan yaratır bir düzenleme değildir. Maddenin formülasyonundan da açıkça anlaşılacağı üzere EMREDİCİ niteliktedir. Siyasi Partiler Kanunu siyasi partilerin yasaya aykırı yaptığı düzenlemeler, eylem ve işlerden dolayı yaptırımları ad düzenleyen bir bağlamda cezai nitelikte taşımaktadır. Yasaya uygun davranmayı siyasi hayatının hiçbir aşamasında düşünmeyen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin emredici normlara uymamasını Savcılığınız HOŞ GÖREMEZ.
Adalet ve Kalkınma Partisinin TBMM Grubu İç Yönetmeliğinin 43. Maddesinin son cümlesi SPK ile uyumlu olarak Merkez Karar ve Yönetim Kurulu, Merkez Yürütme Kurulu, Yüksek Disiplin Kurulu Üyeleri Grup Yönetim Kurulunda görev alamayacaklarını düzenlemekle birlikte gene aynı yönetmeliğin diğer düzenlemeleri ile SPK’yı deyim yerindeyse “arkadan dolanmışlardır”. Grup başkanlığını düzenleyen 5. madde uyarınca Parti Genel Başkanının milletvekili olmadığında, Grup Genel Kurulu partili milletvekilleri arasından, grup üye tamsayısının salt çoğunluğu ile bir Grup Başkanı seçmesi gerekir. Binali Yıldırım bu madde uyarınca grup başkanı sıfatını taşımaktaysa aynı yöneteliğin ve siyasi partiler kanununun emredici hükümleri doğrultusunda merkez karar ve yürütme kurullarında yer alamayacaktır. Ve dolayısıyla yasaya aykırı olarak yaratılan genel başkan vekilliği diye bir makamda da yer alamaz. Binali Yıldırım’ın hala bu her iki sıfatı taşımasında, yasaya aykırı olarak bu makamları işgalinde Sayın Savcılığınızın sorumluluğu bulunmaktadır.
Grup yönetim kurulunda başkanlık edebilen grup başkanı, Adalet ve Kalkınma Partisi TBMM Grup İç Yönetmeliği’nin toplantı ve karar yeter sayısı başlıklı 45. maddesi uyarınca grup Yönetim Kurulunun toplantı yeter sayısının hesabında dahil edilmiştir. Ayrıca aynı madde uyarınca karar yeter sayısı ise, toplantıya katılanların yarısından bir fazlası olarak belirlenmiştir. Bir başka deyişle Binali Yıldırım yasayla çelişen işgal ettiği makamlar doğrultusunda Adalet ve Kalkınma Partisi TBMM grubunda alınan kararlarda da Adalet ve Kalkınma Partisi’nin MKYK’da başkan vekili olarak yer almaktadır. Siyasi Partiler Kanunu’nun 32. maddesi açıktır ve bu madde gereğince Binali Yıldırım’ın genel başkanvekilliğinin yok sayılması gerekmektedir. Bu sebeplerle TBMM Grubunda ve MKYK’da yer almasına sağlayan yasaya aykırı olarak yapılan tüzük değişikliği ile ilgili siyasi partinin ihtar edilmesi ve bu değişik doğrultusunda yaratılan genel başkan vekilliği makamının yok hükmünde sayılması zorunludur.
NETİCE-İ TALEP : Arz ettiğimiz ve resen gözetilecek sebeplere binaen, yasaya aykırı olarak yapılan tüzük değişikliği yoklukla malul olduğundan ilgili siyasi partinin hukuka aykırı tüzük değişikliği işlemi sebebiyle ihtar edilmesi ve bu değişik doğrultusunda yaratılan genel başkan vekilliği makamının yok hükmünde sayılması ve bu işlemlerin doğurduğu tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması hususunda gereğinin yapılmasını arz ve talep ederim. 14.06.2017
Özgür Özel
CHP Grup Başkanvekili
Manisa Milletvekili
