Yaparsa akp neler yapar

YAPARSA AKP NELER YAPAR?

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan seçim kampanyasını, “Yaparsa yine AKP yapar” diye çok önemli bir slogan ile başlattı.

Ankara salonunda eski milletvekilleri, yeni milletvekili adayları ve Türkiye’nin her yöresinden gelen AKP’liler bu sloganı hep bir ağızdan tekrarlayarak dakikalarca ayakta alkışladılar.

Televizyondaki canlı yayını izlerken kendi kendime şöyle slogan attım.

Aman, Allah korusun…

“Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatı” der demez Erdoğan16 yıldır yaptıkları aklıma geldi ki bu sloganı 3-5 kez daha tekrarladım.

Çok korktum çok…

Çünkü AKP’nin 16 yılda şu yaptıkları aklıma geldi:

2008 yılında AKP hakkında Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılan kapatılma davasında Anayasa Mahkemesi, “AKP’nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu” hükme bağlanarak mahkum edildi.

17 – 25 Aralık yolsuzlukları ortaya çıktı ki 4 bakan Yüce Divan’da yargılanmaktan Meclis’te AKP’lilerin oyları ile kurtarıldı.

Reza Zarrab’ın dağıttığı rüşvetler Amerika’daki davada ortaya çıktı

2010 referandumu ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve yüksek yargı Fethullah Gülen’e teslim edildi.

Askeriyeye ve polise Gülenciler hakim kılındı, “ne istediler de vermedik” denilerek bürokrasiyi teslim edildi.

Gülen okullarına devlet bütçesinden milyonlarca lira destek verildi.

Ergenekon, Balyoz, casusluk davaları derken Genelkurmay Başkanı dahi silahlı terör örgütü kurmaktan tutuklandı.

AKP yandaşı İslami sermaye yaratıldı. Devlet kaynaklarından beslendi, büyütüldü; İstanbul sermayesini gölgede bıraktı.

Tüm ihaleler yandaşlara verildi. Hazine arazileri, özel mülkler kamulaştırılarak yandaşlara tahsis edildi.

Laik eğitimi din ağırlıklı eğitime dönüştürüldü. İmam hatip ortaokulları yeniden açıldı. İmam hatip liselerinin sayısı 952’ye, öğrenci sayısı 675 bine ulaştı. Genel liseler kaldırılarak, gençlerin imam hatip liselerinde okumaları zorunlu duruma getirildi.

Müfredattan ve kitaplardan Atatürk ilke ve devrimi ile felsefe dersleri; okullardan Atatürk köşeleri kaldırıldı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin “TC” kısaltması, kurum adlarından, Atatürk resimleri ve “Ne mutlu Türküm diyene” tabloları kurumlardan kaldırıldı.

Ulusal Ant’ımız kaldırıldı. Ulusal bayramların coşku ile kutlanması yasaklandı. 19 Mayıs Bayramı’nın stadyumlarda kutlanması uygulamasına son verildi; Devlet törenine tüm Devlet erkânı yerine yalnızca Bakan’ın katılması yeterli görüldü.

Yurttaşlarımız Atatürkçü ve laik olanlarla, bunlardan öç alacak kindar ve dinci kesim diye ikiye ayrıldı.

Sünni-Alevi ayrışması sağlandı.

Kürt açılımı denilerek PKK ile mücadele yerine “müzakere” dönemine geçildi.

Hukuk devleti, laiklik, temel hak ve özgürlükler, özellikle ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü yok edildi.

Başbakan etkisizleştirildi, tarafsızlık yemini eden cumhurbaşkanına partili olma hakkı anayasa değişikliği ile verildi.

Yasalar Meclis’te “torbalara” doldurularak Meclis Genel Kurulu’nda ayrıntılı incelenmesi engellenerek çıkartıldı.

Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin en gizli bilgilerinin bulunduğu Kozmik Oda’ya girildi, tüm evrakların kopyaları alındı.

Çankaya Köşkü az geldi cumhurbaşkanına saray yapıldı, yazlık saray yapımı da doğa katliamı ile sürüyor.

Tüm devlet kademelerini ele geçiren Fethullah Gülen cemaatinin 15 Temmuz’da darbe kalkışması yapması MİT uyarılarına rağmen engellenemedi 250’ye yakın vatandaş şehit oldu.

4 Milyon sığınmacıya 40 milyar dolar harcayan Türk ekonomisi batma noktasına geldi dolar 5 liraya dayandı.

Dost ülkelerin tümü düşman oldu. Amerika, Libya Mısır, Suriye, Irak ile sorunlu dönem başladı; sorunlu olmayan komşu ülke kalmadı.