Hedef Kürdistan mı? Karakuş’tan çarpıcı analiz

İşte soru budur: hedef kürdistan kurulması mı?

Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Başkanı, emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş yaptığımız söyleşide S400’lerden İran’ın bölünmesine, Kürdistan kurulmasından, İsrail’in Türkiye’ye füze fırlatmasına kadar önemli açıklamalar yaptı.

Önce İran’a yönelik Amerika ve İsrail’in hava saldırıları sürerken Başkan Trump çok önemli çarpıcı açıklamasını hatırlatayım. “İran’da Kürt işgalini tamamen destekliyorum.” İşte soru budur: Hedef Kürdistan kurulması mı?

Amerika’nın haber kanalı CNN’de yayınlanan ve Türkiye ile Ortadoğu coğrafyasını kapsayan haritada hedeflenen Kürdistan’ın sınırları gösterildi.

Türkiye’nin güneydoğusunu da kapsayan bu yayın konusunda iktidar da muhalefet de sessiz kaldı.
X, Facebook, Instagram ve YouTube canlı yayınında Karakuş PKK uzantısı PAJEK ve Kürt gruplarının Amerika’nın desteği ile harekete geçtiğini ve Amerika’nın Kürdistan hedefini Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Başkanı, emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş tek tek anlattı.

Tehlike büyük

Soru: Bu Amerikan uçakları nereden kalkıyor? Hepsi İsrail’den mi kalkıyor? Türkiye’den kalkan var mı?

Karakuş: Önce hemen şunu söyleyeyim: Türkiye’den kalkan hiçbir uçak yok. Amerikan uçakları başlangıçta Baltık Denizi çevresindeki tatbikata katılmak üzere Avrupa’ya konuşlandırılmıştı. F-35, F-16 ve diğer uçakların bir kısmı Bulgaristan’a kaydırıldı. Bir kısmı Girit’e getirildi. Bir kısmı Akrotiri’ye, yani Rum kesimindeki İngiliz üssüne konuşlandırıldı. Bir kısmı Suudi Arabistan’ın batısına, Cidde civarına kaydırıldı. Bir kısmı Ürdün’de, bir kısmı da Irak’ta bulunuyor.

Hedef kürdistan kurulması mı?
Hedef kürdistan kurulması mı?

Soru: O zaman Türkiye’deki İncirlik Üssü menzil içinde mi, dışında mı?

Karakuş: Menzil içinde sayılabilir. Bu nedenle oraya ilişkin bir talepte bulunmamış olabilirler.

Soru: Uçak gemilerini sorayım. Onlar nerede?

Karakuş: Uçak gemilerinden biri Girit civarındaydı, biraz daha doğuya, Kıbrıs açıklarına yaklaştı. Ancak o bölgeyi korumak için etrafında çok sayıda başka gemi de var. Hava savunma gemileri de mevcut. Dün gelen füze olayına bağlayacak olursak, o uçak gemisini korumak için Aegis denilen hava savunma sistemi devredeydi. Atılan füze, bu sistemden fırlatılan karşı füze ile düşürüldü. O karşı füzenin parçası da Türkiye’ye düştü.

Soru: Bu kadar net mi?

Karakuş: Evet, açıklamalar bu yönde. İran’dan Türkiye’ye gelen bir füze değil; karşı önleme yapan Amerikan füzesinin parçası Türkiye’ye düştü.

Soru: Yani bizim silahlı kuvvetlerimiz düşürmedi.

Karakuş: Hayır. NATO kuvvetleri kapsamında, o bölgedeki Aegis gemilerinden atılan SM-3 füzesiyle düşürüldü. Adresi de belli. SM-3 önleme için kalktı, çarpışma oldu, diğer füzeyi imha etti. Parçaları da belirli bölgelere düştü. Türkiye’ye düşen parça İran füzesine değil, Amerikan füzesine ait. SM-3’ün parçası.

Radarlar nerelerde?

Soru: Bunu önemli bir not olarak kayda geçelim. Peki bu balistik füzeleri izleyen radarlar nerede?

Karakuş: Bölgede üç radar var. Bunlardan biri Türkiye’de, Kürecik’te.

Soru: Kürecik’in asli görevi Türkiye’ye yönelen füzeleri tespit edip Türkiye’nin reaksiyon vermesini sağlamak, öyle mi? Trump’ın Kürtlere çağrısı Kürdistan anlamında mı?

Karakuş: Evet. Muhtemelen bu füzeyi de Kürecik radarı takip etti.

Soru: O zaman Kürecik’in tespit ettiği veri Amerikalılar tarafından da izleniyor. Çünkü orası NATO sistemi içinde.

Karakuş: Tabii ki. Eğer Türkiye’ye yönelen bir tehdit varsa, Savunma Bakanlığı’nın da açıkladığı gibi, Amerikan gemilerinden atılan savunma füzeleriyle müdahale edilir. Bu iş birliği yapılır.

Soru: Yani bu, Türkiye’nin özel bir talebi olmadan da otomatik işleyen bir sistem mi?

Karakuş: Evet. Zaten takip edilen, entegre çalışan bir sistem bu. Türkiye’nin yaklaşık kırk radarı var. Bunların bir kısmını millî amaçla kullanırız, bir kısmını da NATO’ya tahsis ederiz. NATO’ya tahsis edilenlerin izleri Belçika’daki Mons karargâhına ve diğer NATO merkezlerine gider.

Soru: Peki zaman zaman “Kürecik kapatılsın” deniliyor. Bu gerçekten çok şeyi değiştirir mi?

Karakuş: O tartışmaya girmek istemem ama şunu söyleyeyim: İsrail’de bizim Kürecik radarının daha gelişmiş modeli var. Katar’da da var. En gelişmişi Katar’da. O nedenle sadece Kürecik üzerinden bir sonuç çıkarmak doğru değil.

Soru: Şimdi biraz da savaşın genel seyrine gelelim. Altı gündür karşılıklı füze atılıyor. Amerika ve İsrail, İran’ın füze rampalarını tam olarak yok edemedi. Bu tablo Amerika açısından bir başarı mı? Rusya dört yıldır Ukrayna’yı bitiremedi. Amerika İran’ı kaç yılda bitirir?

Savaş ne zaman biter?

Karakuş: Rusya ile Amerika’yı karıştırmayın. Ben daha savaş başlamadan önce Rusya’nın istenilen çapta bir hava kuvvetine sahip olmadığını söylemiştim. Lazer güdümlü bomba atabilen güçlü bir hava kuvveti yoktu. Bu yüzden ciddi kayıplar verdi.

Soru: Biraz açar mısınız?

Karakuş: Rusya yüksek irtifadan lazer güdümlü bomba atamıyor. Alçaktan attığında da Stinger gibi sistemlerle vuruluyor. Rusya’nın kayıpları çok büyük oldu. İnsan kaybı, tank kaybı, zırhlı araç, ağır silah, hava savunma sistemi, uçak, helikopter kayıpları ortada.

Soru: Peki İran cephesine dönersek: Amerika’nın gücü ne kadar sürede sonuç alır? İran pes eder mi? Amerika kendi istediği gibi bir yönetim kurabilir mi?

Karakuş: İran’daki yapı farklı. Humeyni geldikten sonra İran hava kuvvetleri büyük ölçüde tasfiye edildi. Pilotlar ve generaller öldürüldü. Hava kuvvetleri fiilen çöktü. Bu nedenle bugün İran’ın hava gücü son derece sınırlı. Amerika’nın amacı sadece rejim değiştirmek değil.

Hedef Türkiye mi?

Soru: Şu soru giderek daha yüksek sesle soruluyor: Amerika’nın hedefi Kürdistan kurmak mı? Nedir asıl amacı?

Karakuş: Amerika’nın buradaki amacı Türkiye’ye karşı kurulan daha geniş bir planın parçası. Önce İran’ın hava savunma sistemini çökertti. Artık seyir füzesi bile kullanmadan, lazer güdümlü bombalarla çok daha yoğun saldırı yapabilecek hale geldi. Günlük taarruz sayısını artırarak İran’ı daha da zayıflatmayı hedefliyor.

Soru: Bundan sonra nasıl bir yöntem izlenebilir?

Karakuş: Batıda Peşmerge ve PJAK, doğuda ise Beluç grupları kullanılabilir. İran’ın kara unsurları içeride bu gruplarla uğraşırken, hava gücü olmadığı için üstüne yoğun bombardıman gelecektir. Bu Irak’taki sürecin benzeri bir tablo doğurabilir.

Kürdistan kurulacak mı?

Soru: Yani İran’ın batısında ve doğusunda parçalanmaya dönük bir plan mı görüyorsunuz? Kürdistan mı amaçlanıyor?

Karakuş: Evet. İran’daki Türk nüfusun yaşadığı alanlara kadar uzanabilecek bir Kürt bölgesi koridoru oluşturulması ihtimali var. Güneyden gelen grupların Ermenistan hattına kadar uzanması halinde, Türkiye ile İran arasındaki sınır düzeni de etkilenebilir.

Dünyanın imzası kanlı belası trump'ın yeni hedefi kürdistan mı?
Dünyanın imzası kanlı belası trump’ın yeni hedefi kürdistan mı?

Soru: Bu, Türkiye’nin yıllardır dile getirdiği “sınırımızda terör devleti kurdurmayız” söylemi açısından da çok önemli. Irak’ta bir yapı oluştu, Suriye’de başka bir yapı var, şimdi sıranın İran’a geldiğini mi düşünüyorsunuz?

Karakuş: Evet. Suriye, Irak ve İran’da uzun bir koridor oluşturularak Türkiye’nin bir Kürdistan ile çevrelenmesi ihtimali var. Bunun ardından Türkiye içinde de yeni hedefler gündeme gelebilir.

Soru: Yani adım adım bir Kürdistan devleti oluşturulmaya mı çalışılıyor?

Karakuş: Elbette bir Kürdistan hevesleri var. Burada Amerika kendi çıkarı için ne bulursa kullanır. Daha sonra ihtiyaç kalmadığında kullandığı unsurları da tasfiye eder. Bu bölgede önce kullanır, sonra ortadan kaldırır.

Soru: Silah desteği konusu da burada önem kazanıyor sanırım.

Karakuş: Evet. Zaten Amerikan yetkilileri Irak’ta yüz binlerce silahın kaybolduğunu açıkladılar. Bugün o silahların önemli kısmının nerelerde olduğu görüldü. Suriye’de, Irak’ta, çeşitli yapılarda bu silahların izleri var. Kürdistan haritaları yayınlıyorlar neden?

Hedef kürdistan kurulması mı?
Hedef kürdistan mı? Karakuş’tan çarpıcı analiz 6

İran’ın parçalanması

Soru: Bir de doğuda Belucistan kurulması düşüncesi olduğunu söylediniz.

Karakuş: Evet. Pakistan ile İran arasında bir tampon devlet kurulması hedeflenebilir. Böylece Amerika kara yoluyla Afganistan’a kadar uzanabilecek bir hat elde eder. Aynı zamanda Hürmüz Boğazı’nın kuzeyi de kontrol altına alınmış olur.

Soru: Bu tablo bana büyük Ortadoğu projesinin sahadaki fotoğrafını hatırlatıyor.

Karakuş: Evet, buna benzer bir çerçeve var. Babülmendep Boğazı’ndan Hürmüz’e kadar birçok stratejik hattın kontrol altına alınması hedefleniyor.

Soru: Paşam, izleyicilerden çok mesaj geliyor. İran’daki Kürt yapılanması konusuna da yoğun tepki var. Şimdi tekrar net sorayım: Amerika İran’ı ne zaman dize getirir?

Karakuş: Aslında belli ölçüde getirdi bile. Yönetim değişmeyebilir ama Amerika şu anda lazer güdümlü bombalarla çok rahat vurma imkânına sahip. İran’ın füze kapasitesinin büyük kısmı etkisiz hale getirildi. Kalan kısmı da zaman içinde zayıflayacaktır.

Soru: Ama İran hâlâ İsrail’e ve bölgeye füze atıyor. Bu da bir direniş işareti değil mi?

Karakuş: Füze atmaya devam ediyor ama bu İran’ın kaderini değiştirmeye yetmeyebilir. Amerika için esas olan Hürmüz’ü kontrol etmek ve Türkiye’yi çevrelemek. İran o kadar merkezi olmayabilir.
S 400’ler nerede?

Sınırımızda füze yağmuru var, s400'ler nerede konuşlandırıldı belli değil?
Sınırımızda füze yağmuru var, s400’ler nerede konuşlandırıldı belli değil?

Soru: Peki bizim S-400’lere gelelim. Siz SM-3’lerden söz ettiniz. Biz de güney sınırımıza S-400 kursak, kendi hava kalkanımızı oluştursak olmaz mı? Zaten bu amaçla alınmadı mı?

Karakuş: Türkiye bu konuda da belirli bir gelişme sağladı. S-400’lerin ötesinde kendi hava savunma sistemi çalışmalarımız var.

Soru: Yani S-400’ler çöp mü oldu?

Karakuş: Hayır, hiçbir silah çöp olmaz. Ama bugün Türkiye’nin kendi savunma sistemleri de var. Yine de S-400’lerin nerede ve nasıl kullanılacağı hükümet kararıdır.

Soru: Yani bu karar siyasi iktidarın kararı.

Karakuş: Elbette. Silahlı kuvvetler hükümet kararı olmadan bu konuda tek başına hareket etmez.

Soru: Ama kamuoyunda şu algı oluşuyor: Amerika sürekli “yapacağız” diyor ama sonuç yok. Son Amerika ziyaretinde de “F-35’ler geliyor, F-16’lar geliyor, CAATSA kalkıyor, Halkbank sorunu çözülüyor” gibi haberler yapıldı. Trump’ın Sayın Erdoğan’ın koltuğunu tutması, Hakan Fidan’a, İbrahim Kalın’a iltifatlar… Ama ortada somut bir sonuç görünmüyor.

Karakuş: Onu bana sormayın. Siz de görüyorsunuz zaten.

Soru: Size sormamın nedeni şu: Amerika niçin sürekli vaat ediyor ama yerine getirmiyor?

Karakuş: Bu siyasi bir değerlendirme olur. Ama şu açık: Türkiye’nin güvenliği önemlidir. Eğer S-400 alındıysa, ihtiyaç halinde aktif kullanıma sokulması gerekir. Bölgede Kürdistan hayalleri varsa ne yapılmalı?

Soru: Peki bugün Türkiye açısından en büyük tehdit İran’dan gelecek bir füze mi, yoksa başka bir yer mi?
İsrail’den Türkiye’ye füze gelebilir

Karakuş: Bana göre İsrail’den gelebilecek bir füze ihtimali de düşünülmelidir. Yunanistan, İsrail ve Rum kesimi arasındaki ilişkileri biliyoruz. Türkiye’de en önemli hedeflerden biri Ankara’daki savunma sanayi tesisleridir.

Soru: O halde S-400’lerin Ankara merkezli bir savunmada da rolü var diyebilir miyiz?

Karakuş: Elbette. Türkiye’nin savunma sanayi gücü çok önemli. S-400 de gerektiğinde hızla mevziiye girecek şekilde hazır tutulur.

Soru: Daha önceki yayınlarımızda Hatay-İskenderun hattındaki radar ve GES yapılanmasından da söz etmiştiniz. “Ortadoğu’da bir uçak motor çalıştırsa biz izleriz” demiştiniz. O sistemi biraz hatırlatır mısınız?

Karakuş: Orada radar başka, GES komutanlığı başka. Motor çalıştırmayı izleyen esas yapı GES’ti. GES, radarın göremediği daha uzak mesafelerden bile ikaz verebiliyordu. Eskiden ihbar merkezleriyle koordineli çalışıyordu.

Soru: Yani radarın yanında GES vardı ve erken uyarı sağlıyordu.

Karakuş: Evet. Nitekim RF-4 uçağının düşürülmesi olayında da ben hep bunu söyledim. GES’ten yeterli uyarı verilmiş olsaydı tablo farklı gelişebilirdi. Uçuşlara yardımcı olan çok önemli bir yapıydı.

Soru: Son dakikalara geldik Paşam. Siz İran’ın savaş gücünün bittiğini, ya da ciddi biçimde zayıfladığını söylüyorsunuz.

Karakuş: Evet. Çünkü Amerika artık çok pahalı silahlara bile ihtiyaç duymadan, gece gündüz lazer güdümlü bombalarla vurabilecek duruma geldi. Bu noktadan sonra İran’ın askerî kapasitesi daha da aşınacaktır.
Amerika Birleşik Devletleri emperyalist bir ülke olarak savunma sanayiinden yararlanıp siyasetini buna göre belirliyor. Gücünü askerî ve ekonomik çıkarları için kullanıyor.

Kürdistan konusu elbette siyasi bir soru ve ancak siyasetçiler yanıt vermeli.

Türkiye’nin bölgede gerek Irak gerek Suriye gerekse İran açısından sınırlarına saygılı tavrı net şekilde ortada. Bu kararlılık Kürdistan diye bir devlet kurulmasına da karşı anlamındadır.

    Sons söz olarak şunu söyleyebilirim:

    Ortadoğu’daki gelişmeler “Kürdistan kurulması mı?” sorusunu yeniden gündeme getiriyor.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir