Akşener ilkeleri

AKŞENER İLKELERİ

Meral Akşener’in eşi Hasan Basri Akşener sosyal medya mesajlarında topluma çok konularda Akşener ilkelerini açıklayarak “Akşener ailesi asla kimseye torpil, adam kayırma yapacak ve siyasi rant sağlayacak değildir” diye söz verdi

Hasan Basri Akşener Meral Hanımı ihraç eden MHP için, “Türkiye’de Türk milliyetçiliğini temsil ettiğini savunan bir partinin gizlice Amerikancı bir iktidarı destekleyen tavırlarını gördükçe, MHP yönetimine nefretim arttıkça arttı” yorumu yaptı.

Akşener’in topluma verdiği üç söz yani, “torpil, adam kayırma ve rant” gerçekten Türk siyasetini ve siyasetçisini toplum nezdinde küçük düşüren, yıpratan hatta siyaseten de yok eden konuların başında gelir.

ANAP ve Doğru Yol partileri bu üç ilkeye uymadıklarından siyaset sahnesinde dibe vurdular.

AKP’nin durumu da açıkça ortada değil mi?

Hasan Basri Bey, “Ben, dinsel enternasyonalizm, ekonomik enternasyonalizm, siyasî enternasyonalizmin alayına karşıyım” diye vurgularken, “Solcu olacaksa olsun, sağcı da olacaksa olsun, ama milli olmalı, bizden olmalı… Merkez sağ ve sol birlikte, fakat milliyetçi omurgada fikirlerin bir arada olabileceği iddiasında biriyim” diyor.

Bu ilkelere bakıldığında Yeni Parti’nin Türk halkını topyekun kucaklayacağını söylemek mümkün.

Hasan Basri Beyin sosyal medya paylaşımı topluma Akşener ailesinin siyasete “milli bakış” açısından gerçekten çok önemlidir.

Bakın Hasan Basri siyasi tavır açısından hangi ilkeleri ortaya net şekilde koyuyor:

“Adam Rize’de çay ocağı önünde konuşuyor, TV’ler canlı yayını kesip bağlanıyor!

Türk siyasî tarihine damga vuracağı belli olan Yeni Bir Siyasî Parti kuruluyor, kimse farkında değilmiş gibi davranıyor…

Meral Abla’nın büyük bir iş başaracağına, Türk siyasetine yeni bir soluk getireceğine eminim.

Yıllar Sonra, nereden nereye geldiğini, kafasındaki Türkiye’yi en iyi bilenlerden biriyim.

Öncelikle şunu vurgulamak istiyorum;

Akşener ailesi asla kimseye torpil, adam kayırma yapacak ve siyasi rant sağlayacak değildir.

Kendisinden ailenin de böyle bir beklentisi yoktur.

Benim dışımda medya yazarlığı siyasî ekonomik analiz yapan başka kişi de yok, onu da bir çıkar beklemeden, idealist biri olarak bağımsızca yapıyorum.

Ben hapse girsem, geride kalanlara bakacak kadar birikimlerim olduğundan, hiç kimseden, hiç bir korkum yok!

17 Ağustos depremi sonrası artçılar hala olurken, binanın çatısında bir sıkıntı var mı diye kontrol edecek kadar da korkusuz biri olduğumu bilirler…

O nedenle ben, Meral Abla’nın çıktığı yolda başarısızlık dahi olsa, bu beden toprak olana dek sonuna kadar yanındayım…

Ablanın yanında tanıdık tanımadık kim varsa, bilsin ki benim ağabeyim, ablam ya da kardeşimdir…

Yarın ne olur sorusunu kendime sormadım bile, ne olacaksa olsun!

MHP VE YENİ PARTİ

Peki, Hasan Basri Akşener’in siyasete bakış açısı ve Yeni Partinin ilkeleri nedir? Akşener’in şu mesajından görüşlerini çok net şekilde anlayabilirsiniz:

“Fikir olarak enternasyonal görüşlerin sakıncalarını bildiğimden, her dönem itiraz ettim…

Ben, dinsel enternasyonalizm, ekonomik enternasyonalizm, siyasî enternasyonalizm alayına karşıyım.

Solcu olacaksa olsun, sağcı da olacaksa olsun, ama milli olmalı, bizden olmalı…

Bunlara kafa yorarken, MHP’nin gerçekte milliyetçilikten uzak, güçlü iktidar destekleyicisi hallerinden de ifrit ediyordum!

Türkiye’de Türk milliyetçiliğini temsil ettiğini savunan bir partinin gizlice Amerikancı bir iktidarı destekleyen tavırlarını gördükçe, MHP yönetimine nefretim arttıkça arttı…

Özetle; benim kafamda asla MHP gibi bir parti olmadı…

Merkez sağ ve sol birlikte, fakat milliyetçi omurgada fikirlerin bir arada olabileceği iddiasında biriyim.

Bunun doğru uygulanması, oldukça geniş kesimlerin kutuplaşmadan zıtlaşmadan huzur içinde birlikte yaşaması anlamına gelir ki; Türkiye’nin bütünlüğü adına buna ihtiyaç var!

Pekiyi neden milliyetçilik, bu coğrafyada ancak kendi ticarî markalarını, kendi üretim sistemini yaratan milli ekonomiler ayakta kalabilir, gerisi yok olur!

Pekiyi neden Türk milliyetçiliği, devleti kuran aslî unsurun adıdır da ondan…

Milli olamazsak, yok oluruz!

Tarih yok olan devletler çöplüğüyle dolu…”