Bahçeli olmazsa Erdoğan olamaz

Mhp lideri devlet bahçeli, cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’ı 31 temmuz 2019’da ankara, çayyolu’ndaki evinde konuk etti. (fotoğraf: cumhurbaşkanlığı resmî internet sitesi. )

24 Haziran olmasaydı, Erdoğan olur muydu? Çok kısa ve öz sordum ki, bugünün Bahçeli olmazsa Erdoğan olamaz siyasi yapısının şifrelerini birlikte çözebilelim.

Değerli okurlarım, Bahçeli olmazsa Erdoğan olamaz sözümü değerlendirmek için önce 7 Haziran 2015 Genel Seçimi sonuçlarına bakalım.

AKP: Yüzde 40,87 – 258 Milletvekili

CHP: Yüzde 24,95 – 132 Milletvekili

MHP: Yüzde 16,29 – 80 Milletvekili

HDP: Yüzde 13,12 – 80 Milletvekili

Bu tablodan tek başına iktidar çıkmadı, yani AKP 2002 yılında yakaladığı tek başına iktidar şansını ilk defa kaybetti.

Neden?

Çünkü Recep Tayyip Erdoğan, “Başkanlık rejimi” için mitingler yapıyordu; seçmen “hayır” mesajı vererek AKP’yi tek başına iktidardan düşürdü.

7 Haziran gece yarısı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli şu açıklamayı yaptı:

Birinci koalisyon, başlangıcından bu yana birliktelikleri devam eden AKP ile HDP arasında olması lazımdır. İkinci bir koalisyon modeli olarak AKP, CHP ve HDP’yi bir araya getirebilirsiniz.

Böyle bir yapılanma içinde MHP, şerefi ve haysiyetiyle ilkeli ve dürüst politikalarıyla Meclis’te denetimi esas alan anamuhalefet partisi görevini üstlenmeye de hazırdır.

Eğer bunların hiçbirisinden sonuç alınamıyorsa, Türkiye’yi, AKP’nin azınlığına, birtakım çevrelerin senaryosuna mahkûm etmeye kimsenin hakkı yoktur. En erken seçim ne zaman olacaksa o zaman da seçim olur dedi.

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu idi ve “Başkanlık rejimi” denilen yeni yapıya karşı, “parlamenter rejim” taraftarıydı.

Bahçeli olmazsa Erdoğan’ın şansı yok denecek kadar azalırdı

Koalisyon arayışında Devlet Bahçeli’ye, “Uzun vadeli, kısa vadeli, azınlık veya seçim hükümeti” teklif eden Davutoğlu, Bahçeli’yi “her nedense” ikna edemedi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Devlet Bahçeli’yle yaptığı görüşmeden de koalisyon çıkmamıştı.

Eski chp genel başkanı kemal kılıçdaroğlu, mhp genel başkanı devlet bahçeli. Bahçeli olmazsa erdoğan olamazın ilk adımıydı
Eski chp genel başkanı kemal kılıçdaroğlu, mhp genel başkanı devlet bahçeli 7 haziran sonrası koalisyon görüşmeleri yaptılar.

O gün kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerin perde arkası 20 Ekim 2017’de bir televizyon yayınında ortaya çıktı.

Programa telefonla eden MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, 7 Haziran sonrası Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun kendilerine koalisyon teklifi yapmadığını, koalisyon teklifi yapmayıp suçu MHP’ye atmayı planladığını belirterek, “Gerçekler ortaya çıkarsa, defterler açılırsa Davutoğlu mahcup olur, zorda kalır” dedi. Bu sözler Bahçeli olmazsa Erdoğan’a yeni yol öneriliyor şeklinde algılandı.

AKP adına katılan Şanlıurfa AKP milletvekili Faruk Çelik de yayına bağlanarak amacın hükümet kurmak olduğunu, ancak MHP’nin koalisyona yanaşmadığını ve Bahçeli’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında ağır cümleler kullandığını belirterek, “CHP ile bir koalisyonu değerlendirmemizi tavsiye ettiler” dedi.

O günlere tekrar dönelim.

Bahçeli olmazsa Kılıçdaroğlu olur diyerek MHP defterini kapatan Davutoğlu, Türkiye’de toplumsal barışı ve iç huzuru sağlamak, uluslararası ilişkilerde çok güçlü bir dış politika uygulamak için CHP ile koalisyon yapmak amacıyla CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile buluştu.

İki parti heyetleri istikşafi görüşmeleri başlatarak AKP / CHP koalisyonunun temellerini atmaya çalıştılar.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP ile CHP koalisyonuna karşı tavır alarak sonuca ulaşılmasını engelledi ve 1 Kasım 2015’de seçimlerin yenilenmesi kararı aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok az sayıda mitinge katıldı. AKP’yi sırtlayan Davutoğlu, 7 Haziran’ın ana teması “başkanlık rejimi” tartışmalarını gündem dışına çıkararak çöken AKP’yi 1 Kasım’da ayağa kaldırdı.

AKP: Yüzde 49,49 – 317 Milletvekili

CHP: Yüzde 25,31 – 134 Milletvekili

HDP: Yüzde 10,76 – 59 Milletvekili

MHP: Yüzde 11,90 – 40 Milletvekili

Devlet Bahçeli’nin AKP ile koalisyon imkânını kullanmayarak, tekrar tek başına iktidar yapması ve HDP’nin altında kalması, ülkücü kesimin büyük tepkisine neden oldu.

Meral Akşener, Ümit Özdağ, Koray Aydın ve Sinan Oğan, genel başkanlık yarışında “olağanüstü tüzük kurultayı” için işbirliği yapıp, genel başkan seçiminin yolu açılınca AKP ve Erdoğan, Bahçeli’ye sahip çıkarak yargı yoluyla koltuğunu korumasını sağladılar.

Bahçeli de 11 Ekim 2016’da Meclis grup toplantısında yaptığı “sürpriz” şekilde Erdoğan’a “başkanlık rejimi” pası attı. Bahçeli olmazsa Erdoğan nasıl bir siyasi yol izleyecek merak konusu oldu.

16 Nisan referandumunda “tek adam” sistemi olarak adlandırılan “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” YSK’nin mühürsüz oyları da hukuka aykırı şekilde geçerli saymasıyla kabul edildi.

16 yıllık AKP iktidarının geleceği için seçim takvimleri şöyleydi:

31 Mart 2019 Yerel Seçim,

10 Ağustos 2019 Cumhurbaşkanı seçimi ve Milletvekili seçimi.

17 Nisan 2018 tarihinde Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı Sistemi henüz tam devreye girmedi. Türkiye’nin 2019’a kadar dayanması kolay değildir. 2019’a kadar ulaşmak her dakika zorlaşmaktadır diyerek, 26 Ağustos 2018’de erken cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimi yapılmasını önerdi. Bahçeli olmazsa Erdoğan olamazdı sözüm bu nedenle ortaya çıktı.

Bu öneri cumhurbaşkanı ve milletvekili seçiminin bir arada yapılmasını sağlayacaktı.

Erdoğan, Bahçeli’nin bu yeni desteğine “balıklama atlama” bir yana “dört elle sarılarak” erken seçimi 24 Haziran 2018’e çekti ve AKP Meclis’te ancak MHP koalisyonu ile çoğunluğu sağlayabildi.

14 ay daha görev süresi olan Erdoğan, kendisini ve AKP’yi neden riske attı?

Değerli okurlarım; Erdoğan gördü ki 15 yıllık AKP iktidarı sonunda gerek döviz gerek enflasyon Ağustos 2018’de patlayacak ve büyük ekonomik kriz yaşanacak.

Aslında bugün bakıldığında, beka sorununun Türkiye’nin değil, Türk ekonomisinin ve AKP iktidarının beka sorunu olduğu anlaşılıyor.

Bu tablo da 31 Mart 2019’da yerel seçimi kaybetmesine yol açacak ve yıkılan domino taşları etkisiyle hem cumhurbaşkanlığını hem de milletvekili seçimleri kaybedilecek.

Bu siyasi tablodan anlaşıldığı üzere Erdoğan’ın siyasi kaderi MHP’nin elindedir.

Sonuç olarak şu vurguyu yapayım:

Bahçeli olmasaydı, Erdoğan olamazdı!

1 Nisan’dan sonra Bahçeli olmazsa, Erdoğan da olamaz!