“ Şahsım başta olmak üzere, tüm ülke yanlış yönlendirildi, aldatıldı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a soruyorum:
Başkanlık ve çözüm sürecinde de aldatıldıysanız…?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ ın, “şahsım başta olmak üzere, tüm ülke yanlış yönlendirildi, aldatıldı” sözleri üzerine aklıma “ acaba yanlış yönlendirme ve aldatılma devam edecek mi sorusu geldi.
Hani deriz ya hata bir değil iki değil diye, Cumhurbaşkanın sözlerini okuyunca ortaya bu tablo çıkıyor.
Erdoğan, “ Türkmen kardeşlerimize yardım götüren MİT tırlarına yapılan operasyona şahit olduk” diyor.
Devam ediyor, “ Hatta daha da ileri giderek ifade ediyorum; komutanlarımıza, subaylarımıza, askerlerimize yönelik operasyonları da ben aynı kapsamda değerlendiriyorum” tamam yıllardır bu sözleri muhalefet başta medya ve ailelri de söylüyor ve siz şiddetle itiraz ediyordunuz şimdi onlar haklı siz haksız olmadınız mı?
Cumhurbaşkanı, “ Suçluyla suçsuzun, gerçekle yalanın, doğruyla yanlışın aynı torbaya konularak yürütüldüğü bu operasyonlarla, şahsım başta olmak üzere, tüm ülke yanlış yönlendirildi, aldatıldı” diyor.
TRT spikeri sevgili Abidin’ in televizyonda bir maçın canlı yayınında söylediği gibi, “ Vay anasına sayın seyirciler” sözünün biz sadece “vay anasına” bölümnünü alalım.
13 yıl tek başına iktidarda olan AK Parti’ nin tek adamı, Genel başkanı, Başbakanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ ın bu sözleri inanın Türk siyasi hayatında yıllarca konuşulacak seviyede önem taşıyor.
Muhalefet dese ki, “ aldatıldığınızı, yanlış yönlendirildiğinizi itiraf ediyorsunuz, o takdirde bunun karşılığı yüce divanda yargılanmaktır” ne yanıt vereceksiniz çok merak ediyorum.
Erdoğan, “ Kurumlarımızın içinde örgütlenmiş, güçlü medya desteğiyle teçhiz edilmiş bir yapının, Türkiye’yi ele geçirmek için yürüttüğü bir kumpasa, bir darbe teşebbüsüne hep birlikte maruz kaldık” dedi.
İnandık elbette Samimiyetle ifade ediyorum; eski Genelkurmay Başkanımız başta olmak üzere, birlikte mesai sarf ettiğim için yakından tanıdığım pek çok komutanın tutuklanmasına şahsen gönlüm hiçbir zaman razı olmadı. Tereddütlerimi, itirazlarımı o dönemde bu işin sorumlularına ifade ettim, hatta kamuoyu önünde de dile getirdim. Ama o zaman önümüze konan, ancak çoğunun sahte ve çarpıtılmış olduğu daha sonra ortaya çıkan belgeler, bilgiler karşısında, hukuka saygı gereği, yapacak bir şeyimiz kalmadı” bu sözleri de hadi siz değerlendirin.
