Bebek Katili Önder Öcalan 3. Bölüm: Hendek İsyanının bastırılması ve Cumhur İttifakı

Erdogan aksener erdogan bahceli 2

Çözüm süreci şehir isyanlarının bastırılması ile sonlandı. MHP’deki değişim yargı ile engellendi Cumhur İttifakı doğdu “Bebek Katili” idi “Önder Öcalan” oldu

Türkiye, 7 Haziran 2015 seçimlerine giderken “barış” hayalleri kuruyordu ancak terör örgütü bu süreci şehirlerde lojistik yığınak yapmak için kullanmıştı.

22 Temmuz 2015’te Ceylanpınar’da iki polisimizin evlerinde uykudayken şehit edilmesiyle “Çözüm Süreci” resmen mezara gömüldü.

Türkiye, tarihinin en karanlık “şehir savaşları” dönemine girdi.

Özellikle 2015 sonu ve 2016 başında Sur, Cizre, Nusaybin ve Silvan gibi ilçelerde kazılan hendekler, sadece sokakları değil; toplumsal barışı da dinamitledi. Bu kaosun en sarsıcı anlarından biri, 28 Kasım 2015’te Diyarbakır’da yaşandı.

Barış çağrısı yapan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, Dört Ayaklı Minare önünde kurşunların hedefi oldu. O gün Elçi’ye sıkılan kurşun, aslında diyalog zeminini tamamen yok etme amacındaydı.

Tahir elçi
şehit edilen diyarbakır baro başkanı
Tahir Elçi
Şehit edilen Diyarbakır Baro Başkanı

Halk, bir yandan Bebek Katili Önder Öcalan üzerinden yürütülen “masa” senaryolarını sorgularken, diğer yandan sokaklarda evlerine giren roketlerin dehşetini yaşıyordu.

MHP’de 1 Kasım Fırtınası ve Akşener’in ‘Demir Kapı’ Direnişi

7 Haziran seçimlerinde %16,2 oy alan MHP, 1 Kasım 2015 tekrar seçimlerinde %11,9’a gerileyip milletvekili sayısında HDP’nin gerisine düşünce parti içinde kıyamet koptu.

Meral Akşener, Koray Aydın ve Sinan Oğan liderliğindeki muhalifler, 15 Ocak 2016 tarihinde 543 imza ile Genel Merkez’e kurultay çağrısı yaptı.

MHP’de değişimin engellenmesi

Devlet Bahçeli’nin bu demokratik talebi reddetmesiyle başlayan “Yargı Müdahalesi” takvimi, siyaset mühendisliğinin nasıl yapıldığını özetler niteliktedir:

• 8 Nisan 2016: Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi, MHP’de “Kayyum” eliyle kurultay yapılmasına karar verdi.

• 15 Mayıs 2016: Türk siyasi tarihine “Polis barikatı” olarak geçen gün. Akşener ve delegeler, kurultayın yapılacağı otelin önünde TOMA’lar ve polis barikatıyla durduruldu. Akşener’in o gün barikat önündeki dik duruşu, MHP içindeki kopuşun geri dönülemez noktasıydı.

• 24 Mayıs 2016: Yargıtay, yerel mahkemenin kurultay kararını onadı. Ancak tam bu noktada, Ankara koridorlarında “Saray-MHP” hattı kuruldu.

Bebek katili idi önder oldu umut hakkı verilecek erdoğan ve bahçeli tarafından
Erdoğan- bahçeli ittifakı

• 20 Haziran 2016: Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, yapılan tüzük kurultayının yürütmesini durdurarak Bahçeli’ye genel başkanlık koltuğu armağan etti.

Eğer Erdoğan’ın yargı mekanizması devreye girmeseydi, Bahçeli o gün koltuğunu kaybedecekti.
Yargının can suyu, Bahçeli’nin MHP liderliğindeki kalan siyasi ömrünü Erdoğan’a borçlanmasıyla sonuçlandı.

Kan Durmadı: 2016 Terör Bilançosu

Siyaset koltuk kavgasına gömülmüşken, PKK terörü bebek katili Öcalan’ın engellememesi nedeniyle 2016 yılında Türkiye’nin metropollerini kana bulamaya devam ediyordu. Devletin en üst perdeden “İnlerine gireceğiz” dediği bu dönemde yaşanan en büyük saldırılar şunlardı:

• 17 Şubat 2016 – Ankara Merasim Sokak: Askeri servis araçlarına saldırı; 29 şehit.
• 13 Mart 2016 – Ankara Güvenpark: Kızılay’ın göbeğinde patlayan bomba; 36 sivil can kaybı.
• 7 Haziran 2016 – İstanbul Vezneciler: Çevik kuvvet aracına saldırı; 6’sı polis 11 şehit.
• 10 Aralık 2016 – Beşiktaş Vodafone Park: Maç çıkışı hain saldırı; 39’u polis 47 can kaybı.

Bu kanlı takvim işlerken, halkın zihnindeki Bebek Katili Önder Öcalan imgesi her patlamayla daha da öfkeye bürünüyordu. Ancak siyasetin rotası çoktan başka bir yöne kırılmıştı.

15 Temmuz’dan ‘Ucube’ Rejime: Anayasayı Erdoğan’a Uydurmak

15 Temmuz hain darbe girişimi, Bahçeli ve Erdoğan arasındaki “zorunlu nikâhı” resmiyete döktü. 11 Ekim 2016’da Devlet Bahçeli o meşhur ve sarsıcı çağrısını yaptı:

“Ya Erdoğan’ın fiili durumunu anayasaya uyduracağız ya da anayasayı Erdoğan’a uyduracağız.”

Bu sözlerle başlayan süreç, 16 Nisan 2017 referandumuyla Türkiye’yi “Ucube Tek Adam Rejimi” doğdu.

Devlet Bahçeli, bir zamanlar “hesap sormazsam namerdim” dediği tüm iddialarını bir kenara bırakmıştı. Koltuğunu koruyan Erdoğan’a tüm yetkileri devretmişti. Bu ittifakın temel motivasyonu artık “beka” değil, “karşılıklı bağımlılık” haline gelmişti.

Neden El Ele? ‘Önder’ Siyasetinin Şifreleri

Bugün Bahçeli ve Erdoğan’ın el ele tutuşarak Bebek Katili dedikleri Önder Öcalan ismini meclise davet etmesi, 2016’daki o mahkeme koridorlarında başlayan sürecin son halkasıdır.

• Bahçeli, MHP’de kendisine bayrak açan muhalifleri olan Akşener ve arkadaşlarını Saray’ın yargı gücüyle tasfiye etmenin diyetini, bugün “Öcalan hamlesi” ile Erdoğan’ın yeni anayasa yolunu açarak ödemektedir.
• Erdoğan, %50+1 barajında mahkûm olduğu Bahçeli üzerinden, şimdi de Kürt seçmeni bir şekilde “Önder” siyasetiyle sisteme entegre edip kendi iktidarını ilelebet kılmaya çalışmaktadır.

Dün hendeklerde polisimize, askerimize kurşun sıkan teröristlerin başı ve bebek katili olana, “Önder” muamelesi yapmak; ne barışın ne de demokratik bir geleceğin habercisidir.

Bu sadece, 2016’da yargı müdahalesiyle kurtarılan bir koltuk ile o koltuğu kurtaran gücün, iktidarda kalmak için yaptığı son ve en büyük kumardır.

Yarın- Final: 15 Şubat’tan Umut Hakkına: Bebek katili Öcalan yakalandığında verdiği “Hizmete hazırım” sözü gündemde. Bahçeli ve Erdoğan’ın CHP desteği ile, “Önder Öcalan’a Umut Hakkı” vermesi gerçekleşecek mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir