İnanılmaz değil mi?
Bu başvuru sayısı ve elde edilen gelirle övünen Bakan Kurum, Kartal faciası sonrası ise şu itirafta bulunuyordu:
“Kullanılan beton, karot numunelerinden gördüğümüz, C3 ila C10 arasında beton kalitesi çıkıyor. Şu an bu binanın yeniden yapılması durumundaki beton sınıfının C30 olması gerekiyor. Aldığımız, zaten gözle de görülen beton sınıfını incelediğimizde deniz kumuyla yapılmış ve içinde deniz kabuklarının olduğu, nervürlü demirin kullanılmadığı bir statik durum söz konusu.”
Şimdi ne demek istediğimi daha iyi anladınız değil mi değerli okurlarım?
Beton kalitesi düşük, deniz kumuyla yapılmış ve nervürlü demir kullanılmayan ve 3 kaçak kat çıkılan bir binanın imar affından yararlandırılması ne acı ne kadar yanlış değil mi?
Bakan Kurum devam ediyor:
“Sayın Cumhurbaşkanımız da ifade ettiler; inşallah pazartesi günü itibarıyla buradaki yıkılan binanın etrafındaki 10 tane binayı tespit etmiş olacağız. Sizin aracılığınızla şu çağrıyı yapmak istiyorum: Bölgede ne kadar riskli bina var ise vatandaşımız bu riskli binaların tespitini yaptırmak istiyorsa Bakanlığımız bunu ücretsiz olarak bu bölgeye has hızlı bir şekilde yapacak.”
Çok geç Sayın Cumhurbaşkanı, çok geç Sayın Bakan, 21 can gitti ve aklınıza yeni mi geldi riskli binaları ücretsiz tespit etmek?
Hiç durmayın, imar affı yasasını yürürlükten kaldırın ve o görevlerden de istifa edip hesap verin!
Taşgetiren, bu binaları Allah asla korumaz, devlet ve millet korumalı…
