Dervişoğlu, çürümüşlük ve sosyal çürüme

Dervişoğlu çürümüşlük ve sosyal çürüme konularında açıklama yaptı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu çürümüşlük ve sosyal çürüme konusunda görüşlerini açıkladı.

Öyle sanıyorum ki ramazan arifesinde Recep Tayyip Erdoğan’ın çok üzmek istemediği için konuşmasını az siyasi ağırlık çok akademik bir tarzda yaptı.

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu’nun konuşmasının yüzde 95’indeki eleştirileri elbette Türkiye gerçeğidir. İtiraz edemem. Dikkatle izlediğim bu bölüm hakkındaki görüşlerimi sizlerle paylaşacağım.

Çünkü, İtirazım, konuşmasındaki “çürüme” bölümündeki ifadelerinedir.

Dervişoğlu çürümüşlük ve sosyal çürüme konusunda dedi ki:

“Biliyorsunuz son zamanlarda sıkça kullanılan fakat meselenin aslını görmemize mani olan bir kavram var: Sosyal çürüme

Hepimiz güvensiz sokaklara, kadınlara uygulanan şiddete, trafik zorbalarına tanık oluyoruz. Akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte bizleri adeta depresyona sokan bir haber akışına maruz kalıyoruz.
Uyuşturucu, bahis, kumar, çeteler… Burada umutlu olacak bir şey yok gibi görünüyor.

“Çalışırsam yükselirim” anlayışının yerini “yakınsam kazanırım” anlayışı almıyor mu? Evet bir çürüme var.
Bu ne sadece ahlak ne sadece güvenle ilgili.

Toplum ise sadece çürümüyor; Güveni aşındırılmış bir toplum, hayatta kalmaya çalışıyor.
Hayatta kalırken de her yolu mübah görmeye başlıyor. İşte 25 yıllık AK Parti iktidarının en yakıcı sonucu!”

Ama gerçekten çürüyen toplum mu, yoksa bu toplumu çürüten siyasal ve ekonomik atmosfer mi?
Devlet, her vatandaşa ait olması gerekirken, İktidarın sadece partizanlara kapıları açması toplumu bölmüyor mu?
Hukukun sadece iktidara yakın olmayanlara karşı keskin olması adalet duygusunu sarsmıyor mu?
Uyuşturucu ve altın kaçıranların, bahis ve kumar siteleri işletenlerin lüks hayatı gençlerin başarı algısını bozmuyor mu?

Dervişoğlu çürümüşlük ve sosyal çürüme konularında tbmm grup toplantısında çarpıcı sözler söyledi
Dervişoğlu çürümüşlük ve sosyal çürüme

Dervişoğlu, çürümüşlük ve sosyal çürüme

Sayın İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu çürümüşlük ve sosyal çürüme konusunda 50 yılı aşkın dostluğumuza dayanarak vurgulamak isterim ki;

Sözleriniz ve tespitler bana göre eksiktir;

Çünkü, Türkiye bir “çürüme” değil, bilinçli bir “çürütülme” süreci yaşamaktadır.

“Sosyal çürüme” değildir sorun. “Sosyal yapının çürütülmesidir” temel sorun.

Çürüyen toplum mu, yoksa bu toplumu çürüten siyasal ve ekonomik atmosfer mi?”

Bu sorunuzun yanıtı şudur:

Bu toplumu çürüten, sosyal, siyasi, hukuki ve mali sorunları yaratan 23 yıldır tek başına Türkiye’yi yöneten AKP iktidarıdır.

“Evet bir çürüme var… Toplum ise sadece çürümüyor; Güveni aşındırılmış bir toplum, hayatta kalmaya çalışıyor” diyorsunuz.

Sayın Dervişoğlu çürümüşlük ve sosyal çürüme dediğiniz aslında ucube tek adam rejiminin çürümesidir.

Erdoğan’ın, “Metal Yorgunluğu” diye koyduğu teşhisin sonucudur

Hatırlatayım;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk kez 30 Mayıs 2017’de meclis grup toplantısında daha sonra 14 Ağustos 2017’de AK Parti’nin 16. kuruluş yıl dönümü kutlamalarında şöyle itiraf etmiştir:

Recep tayyip erdoğan
Diplomasız erdoğan kampanyası hkp tarafından hala hukuki mücadele konusu yapılıyor

“Yıl sonuna kadar tüm teşkilatlarımızı güncelleyeceğiz. Çünkü bir metal yorgunluğu görüyorum. Bu yorgunluğu üzerimizden atmamız lazım.”

Bakanlarını değiştiren Erdoğan, Melih Gökçek, Kadir Topbaş ile birlikte seçilmiş AKP’li 5 belediye başkanını istifaya zorlamıştır.

Metal yorgunluğu ise 2018’de devreye giren ucube tek adam rejimi ile yerini çürümeye bırakmıştır.

Rejim çürüyünce, AKP iktidarı çürüyünce ortaya çıkan acı sonuç şudur Sayın Dervişoğlu:

Türk toplumu çürütülmüştür.

Aynı kuşağın insanlarıyız sizinle.

Söyler misiniz bana, 20 yıl öncesini Türkiye’sinde uyuşturucu kullanımı bu kadar yoğun, bu kadar toplumun her kesimini saran boyutta mıydı?

Söyler misiniz bana, Sosyal Yardıma muhtaç aile sayısı bu kadar çok muydu?

Söyler misiniz bana, açlık ve yoksulluk sınırı ile emekli maaşları ve asgari ücret arasında bu kadar büyük uçurum var mıydı?

Söyler misiniz bana, yasa dışı kumarın “Y” harfi var mıydı?

“Y” harfi denilince 2002 yılından aklımıza ne gelir Sayın Genel Başkan?

“3Y” gelir AKP gelir tabi ki…

“Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar” ile mücadele edeceğiz dediler, milleti handırıp oylarını aldılar ve tek başlarına iktidar oldular…

Öyle bir geçer ki zaman geldik bugüne

Yolsuzluk; cumhuriyet tarihinde görmediğini gördü 4+1 bakan Yüce Divan’dan kaçırıldı, affedildi ve hesap vermedikleri gibi yaptıkları yanlarına kar kaldı.

Sayın Dervişoğlu çürümüşlük budur değerli kardeşim.

Yoksulluk; Cumhuriyet tarihinin açlık ve yoksulluk rekorlarının kırıldığı seviyeye ulaştı.

Çürütülmüş toplum budur değerli kardeşim Dervişoğlu.

Yasaklar; Gazeteciler, akademisyenlere, siyasiler yazmak yasak, konuşmak yasak, anayasal gösteri ve yürüyüş hakkı yasak.

Sayın Dervişoğlu çürümüşlük Anayasanın rafa kaldırılmasıdır. Adaletin çürütülmesi de işte budur değerli kardeşim.

Çiftçinin, köylünün analarının ak sütü gibi helal olan bütçenin yüzde biri payın verilmediğine haklı olarak isyan ettiniz.

Evet Dervişoğlu çürümüşlük nedir?  Söyleyeyim kul hakkı yemektir…

Ve asıl çürüyen ve toplumu çürümüşlüğe mahkum eden ucube tek adam rejimidir.

“Verin yetkiyi, görün etkiyi” diyen yürütmenin başı Sayın Erdoğan şimdi de saltanat hedefinde babadan oğula düzen sağlamanın adımları atmaktadır.

Sayın Dervişoğlu, “Devletle terörü eşitleyebilen bir iktidar varsa, toplumdan ne beklenir? Ne umulur?” dediniz….

Toplumdan, yaşadıklarını unutmaması, bu iktidarı alaşağı etmesi umulur ve AKP iktidarını sonlandırması beklenir değerli dostum…

Balık baştan kokar sayın Dervişoğlu, bilirsiniz ki iktidarın çürümüşlüğünün, toplumun çürütülmesinin tedavisi demokrasilerde çok nettir:

Erken Seçim

Derler ya; belki yarın belki yarından da yakın…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir