FEYZİOĞLU VE ADALET DERSİ – 5
MAHKEME KARARI DELİL OLUR DİYE KORKARIM
Soru: MİT TIR’ları haberi nedeniyle dokunulmazlığı kalkan Gazeteci arkadaşımız Enis Berberoğlu tutuklandı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
Feyzioğlu: Ortada başka büyük bir mesele var. Türkiye’nin bekasını ilgilendiriyor. Gazetede yayınlanan manşet, Türkiye’nin Suriye’de, Suriye hükümetini devirmeye çalışan silahlı örgütlerden birine silah yardımı yaptığı iddiası…
TIR’larda silah değil de yardım malzemesi var diyorlar, silah var diyorlar… TIR’larda yardım malzemesi varsa, yardım malzemesi taşıyan silah taşıdığını söylemek casusluk suçuna vücut vermez. Tekzip gerektirir. Halkı belki kin ve düşmanlığa elverişli denebilir, başka çok daha basit suçlardan bahsedilebilir… Suç isnadı suçu olabilir…
Casusluk, hakikaten o TIR’larda silah vardır ve o TIR’lardaki silahlar Türkiye dışına gidiyordur. Türkiye’nin savunması açısından devlet o TIR’larla belirli bir gruba silah sağlanmasını gerekli görmüştür, Türkiye Cumhuriyeti korumak adına bir kurum, yöneticiler, bir grubu silahlandıralım ki Türkiye’nin savunmasını yapalım herhalde demiştir. (-ki bunun hukuka uygun olup olmadığına daha girmedim bile) ve biz Suriye meşru hükümetini devirmeye çalışan bir grubu silahlandırırsak, bu Türkiye’nin menfaatine olacak diye düşünmüşlerdir… Casusluk ancak böyle olur.
Mahkeme Berberoğlu’nu mahkum ederek TIR’larda silah olduğunu tescil mi etmiş oldu?
Feyzioğlu: TIR’larda yardım malzemesi varsa casusluk suçu olmaz. O zaman, bir kişi Türk mahkemesi tarafından bu haberin kaynağını verdiği için casuslukla suçlanıyorsa, Türkiye Cumhuriyeti’nin Ağır Ceza Mahkemesi TIR’larda silah olduğunu kabul etmiştir.
Bu dünyada delil değeri olan bir kabuldür. Korkarım, uluslararası Ceza Mahkemesi’nde de delil değeri vardır ve BM nezdinde de delil değeri vardır.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti mahkemesi TIR’larda silah olduğunu kabul etmeseydi casusluk suçundan mahkumiyet kararı vermezdi. TIR’larda yardım malzemesi olduğunu kabul etse yalan haber olurdu. Gerçek haber olması lazım ki devletin gizli kalması gereken bir bilgisini sızdırmış olsun.
Peki, bu silah nereye gidiyor? Ülkenizin dışına gidiyor. Suriye meşru hükümetine karşı gidiyor. O zaman Türkiye’nin bir akıl tutulması yaşadığını söylüyorum.
Ortadoğu’nun bu kaotik ortamında, devletler çeşitli grupları silahlandırdı mı? Silahlandırdı. Bu silahlandırma hala devam ediyor mu? Ediyor. O yüzden vekalet savaşı deniyor. Bu devlet sırrı ama hiçbir devlet bu devlet sırrını ortaya çıkarmak için seferber olmuyor.
Her devletin sırrı vardır. Bunu devletler ortaya çıksın diye uğraşmaz. Burada Ağır Ceza Mahkemesi eliyle bu tescillendi.
Soru: Bu bilgiye sahip olan bir milletvekili ne yapmalıydı?
Feyzioğlu: Şimdi Sayın Milletvekili kanaatimce ne yapmalıydı? Bu bilgi kendine ulaştığında milletvekillerinin iki farklı dokunulmazlığı vardır: Birisi yasama dokunulmazlığı, diğeri kürsü dokunulmazlığı. Bir meclis araştırması isteyebilirlerdi, soru önergesi yazabilirlerdi ya da kürsüye çıkıp kaldırılması mümkün olmayan kürsü dokunulmazlığından yararlanarak bu nedir diye sorabilirlerdi. Bu nedir sorusunu Meclis kürsüsünden sorduktan sonra her gazeteci, yayınlamak istiyorsa bunu yayınlayabilirdi.
Gazeteci açısından haber olurdu, kürsüden konuşan açısından da kürsü dokunulmazlığına giren bir yasama faaliyeti olurdu.
Soru: Berberoğlu’nun medyaya vermesi mi suç oldu?
Feyzioğlu: İddia Sayın Milletvekiline ulaşan bu TIR’lara ilişkin bilgilerin bir gazetenin genel yayın yönetmenine elden ulaştırılarak yayınlanmasını sağlamak. Kabul ne mahkemenin? Hakikaten silah vardı. Ortada devlet suçunu ifşa var mı? Sır olması için 1- Devletin silah olduğunu kabul etmesi lazım 2- Bunun ilk kez burada yayınlanıyor olması lazım.
Daha önce Aydınlık Gazetesinde yayınlanmış, BBC Türkçe servisinde yayınlanmış yani ilk kez yayınlanmıyor…
Bu mahkeme kararı, tamamen Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasından endişe ederek dile getiriyorum, korkarım yarın öbür gün önümüzde Türkiye Cumhuriyeti niye sınırlarının ötesine silah götürüyordu konuşulur. Bunun bedelini hep birlikte öderiz. Burada devlet aklıyla hareket edilmediğini düşünüyorum. Sayın Berberoğlu’nun kürsüden milletvekili olarak bunu yapması mümkünken gazeteye vermesinin sebebini bilmiyorum.
