LAFI EVELEYİP GEVELEMEYİN
Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’liler ağızlarındaki baklayı bir türlü çıkaramıyor.
FETÖ’nün kahpe, kalleş, alçakça darbesini şiddetle kınıyorlar ki bakla bu anlamda ağızlarından çıkıyor. Tamam, yanlış ya da eksik yok.
Ama çıkmayan, söyleyemedikleri ya da söylemek istedikleri ama beceremedikleri bir şeyler var ağızlarındaki baklada. Aslında bu baklayı da yiyip, yutmak istemiyorlar ancak neyi nasıl söyleyeceklerini bilemediklerinden eveleyip, geveleyip baklayı ağızlarından çıkaramıyorlar.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve CHP’lilerin ağızlarından baklayı rahat rahat çıkarmaları için söylemlerini değiştirmeleri çok net ifadelerle 15 Temmuz’u sorgulamaları gerekir.
Önce şu tespiti çok net şekilde yapmalı ve açıklamalılar.
FETÖ Türkiye Cumhuriyeti Devletini ele geçirmek, yıkmak, parçalamak, İslam devleti kurmak, halk ile askeri karşı karşıya getirerek iç savaş başlatarak amaçlarına ulaşmak isteyen alçakça, kahpece, kalleşçe kalkışmadır.
“İktidar olmak muktedir olmaktır” diyerek şu soruları da hükümete sormaları gerekmez mi?
Devlet içinde “Paralel devlet” kurulduğunu belirleyen, açıklayan ve engelleyemeyen AKP iktidarı değil mi?
Fethullah Gülen’in teröristlerini 15 yıl boyunca; Yargıya, Askere, Polise, MİT’e ve bürokrasinin en üst makamlara atayan yetki ve itibar sağlayan AKP iktidarı değil mi?
Gülen cemaati aleyhinde, MİT’in, Genelkurmay istihbaratın 28 Şubat raporlarını ve gazetecilerin uyarılarını dikkate almayarak Gülen’in faaliyetlerini destekleyen kimler?
FETÖ’nün sivil toplum örgütlerini destekleyen, işadamlarının buralara “Himmet” adı altında finansman sağlamalarına olanak veren kimler?
İster emir-komuta tarafından, ister beyinleri yıkanmış asker kıyafetli teröristler tarafından yapılacak kalkışma ya da askeri darbenin engellenememesinin hukuki ve siyasi sorumlusu kimler?
Gözü boyanan, kandırılan, aldatılan AKP kimler?
Güvenlik Müsteşarlığı, MİT Müsteşarlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat birimlerinin kalkışma ya da darbe istihbaratı yapamamasının sorumlusu kimler?
Bir Binbaşı tarafından açık ve net şekilde ihbar edilmesine rağmen Cumhurbaşkanına, Başbakana, Milli Savunma Bakanına yani AKP iktidarına zamanında Darbe Girişimi bilgisi verilmemesinin sorumluları MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar değil mi?
Keza darbe girişiminin önlenmesi için gerekli ve yeterli askeri hatta polisiye önlemlerin alınmamasının sorumluları MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar değil mi?
“Darbe yapılacak” ihbarının bizzat MİT Müsteşarı Hakan Fidan tarafından iletilmesine rağmen Kuvvet Komutanlarına ile tüm askeri birliklere “kırmızı alarm” vermeyen, kendisinin ve Genelkurmay Karargahının güvenliğini sağlayamayan ve darbeciler tarafından derdest edilen Hulusi Akar görevi ihmal suçlusu değil mi?
Şerefli Türk Silahlı Kuvvetlerinin yanlarında 10’larca koruma ile gezen komutanları, Şehit dahi olamayıp maalesef derdest edilmişler ve bu nedenle yargılanmaları gerekirken görevlerinde bırakarak ödüllendiren kimler?
Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz gecesi darbe girişimi sürerken NTV canlı yayınına cep telefonu ile bağlanıp, “… Dolayısıyla bu tür olaylardan hiç haberimiz yok şüphelerimiz vardı ama böyle bir şeyin olacağı noktasında hiç düşünmüyorduk” demedi mi?
Darbe girişimi konusunda “şüphe” yaşayan AKP iktidarı neden önlenmesi için hukuki, idari, askeri ve polisiye önlemleri almayan AKP iktidarı değil mi?
Darbe şüphesi varken Cumhurbaşkanı tatile gider mi?
Erdoğan CNN Türk’e ayni gece bağlanıp, “… Silahlı kuvvetlerin içindeki bir azınlığın ne yazık ki kalkınma hareketidir. Malum yapıya, paralel yapılanmanın teşvik ettiği bunların kullandığı bir harekettir… ” demedi mi?
Kalkışma başladıktan birkaç saat sonra TV’lerde Hakan Fidan ve Hulusi Akar’la görüşemeden önce “paralel yapı kalkışması” olduğunu resmen açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fethullah Gülen cemaatinin darbe yapacağı “şüphesi” içinde olduğunu açıkça ortaya koymuyor mu?
Cumhurbaşkanı Erdoğan “darbe yapılacak şüphesi” içinde iken bundan Akar ve Fidan’ın haberdar olmaması mümkün müdür?
Haberdar iseler ve bir binbaşı da bu darbe girişimini ihbar etti ise Akar ve Fidan hakkında yukarıda sıralanan eleştiriler de darbe girişiminin kazasız belasız, şehit verilmeden atlatılma ve kolayca bastırılma imkanını ortaya koymuyor mu?
Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’liler;
15 Temmuz Darbe girişimi konusunda yukarıdaki sorular da dahil oturup derslerine çok iyi çalışmalılar.
AKP Milletvekili Şaban Dişli’nin kardeşi eski tutuklu Tümgeneral Mehmet Dişli’nin mahkemede verdiği ifadenin tam metnini çok dikkatli bir şekilde yaşanan olaylar ile değerlendirmeliler.
Ve ağızlarında eveleyip gevelemeden hazırlayacakları bir kitaba, “15 Temmuz Hain Darbe” girişimi hakkında varsa iddialarını ve varsa iktidara yönelik eleştirilerini koymalılar.
Böylece neden “kontrollü darbe” dediklerini, neden “şehitlerin sorumlusu olarak iktidarı gösterdiklerini” de çok net şekilde açıklamalılar.
Yoksa millet CHP’lilerin bölük pörçük söylediklerine inanmıyor, AKP’nin verdiği yanıtları daha inandırıcı buluyor bunu çok açık ve net şekilde vurgulayayım.
