Erdem: “Osmanlıca değil Osmanlı Türkçesi”
19. Milli Eğitim Şûrası’nda Osmanlıcanın zorunlu ders olması kararının alınması gündemdeki yerini koruyor. Bu karara göre liselerde zorunlu Osmanlıca dersi okutulacak. Kamuoyunda çokça tartışılan bu karar üzerine tarih uzmanı ve siyasetçi Ekrem Erdem ile bir röportaj gerçekleştirdik.
İşte sorularım ve Ekrem Erdem’in cevapları:
Soru: Efendim son günlerde sayın Cumhurbaşkanımızın Osmanlıca öğretilmesi hakkında bir açıklaması oldu. Kamuoyunda da çokça tartışılmaya başlandı. Osmanlıcanın bir dil olmadığı, diğer dünya ülkelerinde kullanılmadığı ve öğrenmenin büyük bir yarar sağlamayacağı şeklinde muhalefetin de görüşleri var hatta sadece mezar taşı okumak için mi kullanılacak diye benzetmeler var. Siz tarih uzmanısınız birinci ağızdan hem uzman olarak hem de siyasetçi olarak görüşünüz önem taşıyor. Neler söyleyeceksiniz?
Erdem- Şimdi tabi 19. Milli Eğitim Şûrası’nda bir tavsiye kararı ile gündeme oturdu. Bir kere Osmanlıca diye bir dil yok Osmanlı Türkçesi var. Osmanlı Türkçesi ile Türkiye Türkçesinin arasındaki tek fark alfabedir. Yani siz bugünkü bütün metinleri halkın diliyle ya da Osmanlı alfabesi ile yazarsanız o zaman bugünkü konuştuğumuz dil de Osmanlıca olur. Latin alfabesi ile yazarsanız o da Yeni Türkiye’nin Türkçesi olur bu kadar basit.
Şimdi dününü bilmeyen geleceğini planlayamaz. CHP’nin muhalefeti, bu noktadaki yaklaşımı gerçekten yani bir aydın olarak insanı üzüyor. Bir insan geçmişinden korkar mı? Bu bizim hafızamız bizim birikimimiz bizim kültürümüz. Yani bunu öğrenmeye niye bu kadar tepki gösterirler anlamam mümkün değil.
Tabi CHP’nin ana özelliklerinden bir tanesi yasaklaçılığıdır. AKP iktidarının özelliği de Türkiye’yi özgürleştirmek, özgürlük alanlarını genişletmektir. İşte bunu o cepheden ele almak daha doğru olur ve birilerinin söylediği gibi de zor değil (Osmanlıca ‘yı okumak zor değil). Ben hiçbir hocaya gitmedim, kimseden eğitim almadım. Prof. Dr. Erhun Timurtaş’ın “Osmanlı Grameri” diye bir kitabı vardı. O kitabı aldım. Osmanlıca öğrendim. Bu kadar basit. Her aydın bir haftada okur bunu, bir haftada roman okur gibi okur ve bu iş de halledilir. Sonra bilmeye niye karşı çıkıyoruz ki? Bilmenin zararı olur mu? Zarar bilmemektedir. CHP ve bu zihniyeti – üniversitelere çocukları kapattı- ben öğretmen okulu mezunuyum üniversiteye gidemedim, dışardan diploma alarak üniversiteye gittim. Peki ben öğretmen okulu mezunu olarak üniversiteye gitseydim zaman kaybetmeden bunun ne mahzuru vardı? Ne zararı vardı? Üniversiteyi okuduk ülke zarar mı etti? Buna karşı çıkmak emin olun cehaletten başka bir şey değildir.
Bakın İlber Ortaylı Hoca gibi aydınlarımızın bir ifadesi vardır. “Osmanlıcayı bilmeyen Türkiye’de aydın olmaz, ben aydın kabul etmem” der. Yani bir Fransız aydını Latinceyi bilmek durumundadır. Bir batı aydını Latinceyi bilmek durumundadır. Bilmenin sonu yoktur, bugün herkes çoluğunu çocuğunu İngilizce öğretmek için ikinci üçüncü dil öğretmek için gayret ediyor da Osmanlı Türkçesini niye insanlara öğretmeyelim? Bu alkışlanacak bir şey ve bugünün de tartışması değil bu. Bu ta yasak getirildiği günden beridir tartışılan bir konudur. Yani geriye gitmek. Bilmek insanı geriye götürmez, bilmemek geriye götürür. Sonra kimse de silah zoruyla Osmanlıca öğrenin demiyor ki İmam Hatip okullarına mecburiyet ki gereğidir. Sosyal liselerde tercihliydi, şimdi onlara da mecburiyet getiriliyor. Onun dışında öğrenmek isteyenlere… Size de tavsiye ederim. Keyif alacaksınız. Bilmek kadar güzel bir şey yoktur.
Soru: Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp yani.
Ekrem Erdem- Şimdi bunlar öğrenmeyi ayıplıyorlar, öğrenmemeyi ise alkışlıyorlar. Bu CHP var ya bunlar Türkiye’yi tanımıyorlar. Türk insanından haberdar değiller. Bakın Osmanlıca bir de Osmanlıca tabiri doğru değil. Osmanlı Türkçesi. Osmanlı elifbasını (alfabesini) bilenler harf devriminden sonra özel notlarını hep Osmanlıca almışlardır. Çünkü hızlı yazmak için hem kolaydır hem de hızlıdır bilinenin aksine. Latin alfabesi zor bir alfabedir. Yani siz bir ha yazana kadar haneyi Osmanlıca yazarsınız.
Soru: Başkanım: Hatırladığım kadarıyla yanlış olmasın İsmet Paşa 6-7 lisan bilmesiyle CHP’liler tarafından partinin ilk genel başkanı veya o dönemin T.C. kurucularından. Onun da bildiği diller arasında Eski Türkçe de (Osmanlıca) geçiyor.
Erdem- Osmanlıca yeni bir dil değil. Türkçe bir günde gökten mi indi? Alfabeyi değiştirdik, o gün iki tane Reşat Nuri’nin romanları bile Nutuk bile hem Osmanlıca yazılıyordu. Bu karardan sonra Latin alfabesiyle yazıldı.
Soru: Atatürk bile Osmanlı Türkçesi ile yazıyor. Ve okurken de dikkatimizi çeker mikrofondan. Türkçe anladığımız ifadeyle söylüyor.
Erdem- Osmanlıca denilen yeni bir dil değil kardeşim. Bizim dilimiz Türkçe. Osmanlıca dediğin de Türkçedir.
Soru: Bir de Osmanlı arşivlerinin halka açılması, araştırmacılara açılması konusu var. Acaba gizlilik var mı burada siz tarihçisiniz
Erdem- Yani gizlilik olur, ülkenin menfaatleri açısından bu da bütün dünyada belli bir süre gizlenir. Belli bir süreden sonra açılır. Dolayısıyla 100 yıl öncesinin kapalı kalması fevkalade yanlış. Ben arşivde de çalıştım maalesef yabancılar gelir, Osmanlı Türkçesiyle arşivde çalışır ama bizlerde onları hayranlıkla izlerdik.
Soru: Prof. İsmet Miroğlu- Eski Türkçeyle yazılan tapuları uzmanlarla tercüme etmeye çalışıyorlar. Bu öğrenimde bir anlamda yeni bir profesyonel bir meslek alanı yaratmış olacak. Kazanım sağlayacak.
Erdem- Gençlere yeni bir ufuk açacak. Mesela kütüphanelerimiz şu anda özgür değil alfabeden dolayı. Dünyanın en nadide yazma eserleri bizde ama neye yarar? Biz onun bekçiliğini yapıyoruz. Özgürleştirme olunca insanlar gidecekler öğrenmeye başlayacaklar. Bu bizi Türk-İslam dünyasına yaklaştırır.
(Karşınızda bir berat var) Şimdi bu Latin alfabesiyle yazılmış olsa çoğunu okursunuz, belki terkiplerden dolayı anlayamayacaklarınız olabilir. En azından Yunus Emre: Eskiden Latince mi yazıyordu? Karacaoğlan Latince mi yazıyordu? Osmanlı alfabesiyle yazılıyordu. Kaldı ki Osmanlı alfabesi Arap alfabesinden geliştirilmiştir. Kullandığımız Latin alfabesi de kendimize özgü hale getirmişiz.
Nasıl özgü hale getirmişiz? Mesela Almanca da ” Ş” yazmak için üç tane harf kullanıyorsun. ”Sch” üçü ”Ş” harfi ediyor. Biz bir ”Ş” diyoruz. Şimdi o Almanlara göre. Latin alfabesi Türkçeleşmiş bir alfabedir. Osmanlı alfabesi de yine Türkçeleşmiş bir alfabedir. Arapçada olmayan bazı özellikler buna taşınmıştır
Soru: Peki neden Arapçayı kullanmamıştır Osmanlılar kuruluşunda?
Ekrem Erdem- Osmanlı’nın resmi dili Türkçedir.
Soru: Selçuklulardan gelen Karamanoğlu Mehmet beyin fetvası var.
Karaman beyi de abartılır. Orada da onun mantığında Osmanlı düşmanlığı vardır. Zannediliyor ki sadece Karaman beyliği Türkçe kullanıyordu. O günkü Anadolu’daki beyliklerin hepsi Türkçeyi kullanıyorlar. Osmanlı’da da az önce ifade ettiğim gibi tarihi boyunca kullandığı dil Türkçedir.
Soru: Onun için Arapçayı almıyor anadili Türkçe olarak kabul ediyor.
Erden- Anadolu Selçuklularda üç tane dil vardır. Arapça, Farsça ve Türkçedir. Bu da hitap ettiği bölgede genel olarak Farsça, Arapça, Türkçe kullanılır. Sarayda biraz daha ağdalı, Anadolu’da halkın önemli bir kısmı Türkçe konuşurken önemli bir kısmı da Farsça konuşur. Resmi dil olarak Farsça biraz daha ön plandadır. Ama Türk devletlerinin tamamında resmi dil Türkçedir.
