İstihbarat yok , güvenlik yok sorumlu yok, şehit-gazi çok

İSTİHBARAT: YOK , GÜVENLİK: YOK SORUMLU: YOK, ŞEHİT-GAZİ: ÇOK

İçim kan ağlıyor.

Bir yandan hayatlarını kaybeden şehitlerimiz için ağlıyorum.Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları Cennet, ruhları şad olsun.

Bir yandan yaralılarımızın sağlıklarına kavuşması için dua ediyorum.

Bir yandan masum sivillere yönelik terör saldırı yapan şerefsizleri, kalleşleri nefretle suçluyor, yapılan alçakça saldırıyı lanetliyorum.

Bir yandan, “ Atatürk Havalimanında güvenlik açığı yok” diyen Başbakan’a kızıyor, “ya güvenlik açığı olsaydı, Havalimanı komple havaya mı uçacaktı?” diye soruyorum.

Bir yandan hesap sormak istiyorum. Soramadığım için isyan ediyorum.

Bir yandan istifa etmeyen sorumlulara şiddetle,”utanmazlar” diye haykırıyorum.

Bir yandan sorumluları görevden almayan Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a tepki gösteriyorum.

Bir yandan Milli İstihbarat Teşkilatını eleştiriyorum.

Bir yandan İçişleri Bakanı Efgan Ala’ya, “koltuğun sağlam oh ne ala ne ala” diyorum

Bir Yandan Emniyet Genel Müdürüne, “nerede istihbaratın” diye soruyorum.

Bir yandan İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürüne, “bu mudur İstanbul’da yaptığınız görevin faturası?” diye haykırıyorum.

Bir yandan keşke elimden daha fazlası gelse diye çaresizliğimi haykırıyorum.

Bir yandan sosyal medyayı yasaklayarak, kapatarak neyi neden kimden saklıyorsunuz diyorum.

Bir yandan PKK mı, IŞİD’mi diye sormuyorum çünkü hiçbir şey fark etmiyor diye hayıflanıyorum.

İçim kan ağlıyor.

Gece boyunca ölenlerin, yaralıların ailelerini düşünüyor, gözyaşlarımı tutamıyorum. Saçma sapan açıklamaları, “uzman” adı altında televizyon ekranlarını dolduran “ayni surat, ayni fikir” sahibi zekâ fakirlerini izleyip çıldırıyorum.

Yeter, Yeter, yeter; hesap verin diye avazım çıktığı kadar haykırıyorum.

İçim kan ağlıyor…