24 yıl sonra; Erdoğan haklı mı haksız mı?

Recep tayyip erdoğan haklı mı haksız mı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “24 yılda büyük başarılar elde ettik” sözünün arkasındaki gerçek ne? Erdoğan haklı mı haksız mı?

Meydanlarda yıllarca “Ben ekonomistim. Faiz sebep, enflasyon netice” denilerek uygulanan ekonomik politikalar Türkiye’yi Erdoğan’ın deyimiyle, “Neredeeen nereye” getirdi. Peki Erdoğan haklı mı haksız mı?

Türk halkı Avrupa ülkelerinin seviyelerine mi ulaştı, Türkiye dünya devleri ile yarışır hale mi geldi?

3 Kasım 2002’den bugüne Türkiye ekonomisinin 24 yıllık kümülatif bilançosu, dış borçları, faiz ödemelerini incelediğimizde neler göreceğiz? Başbakanlığında, “Devleti bir şirket gibi yöneteceğiz” yöntemi ile devleti yönetmede tek başına yola çıkan AKP iktidarı, 24 yılı günler sonra geride bırakacak.

Erdoğan haklı mı haksız mı? 24 yıllık ekonomist Erdoğan dönemine bakmak şart oldu.

1. Giriş ve Dönemeçler: Neredeeen Nereye?

3 Kasım 2002’de iktidara gelen kadro, 3 Kasım 2026 itibarıyla tam 24 yılı geride bırakmaktadır. Bu 24 yıllık süreci kritik seçim dönemleri ve ekonomik kırılmalar üzerinden incelemek gerekir:

  • 2002–2003 (Başlangıç): AKP iktidarının devraldığı, paralardan 6 sıfırın atıldığı ve güçlü ekonomiye geçiş programının uygulandığı baz yıllar.
  • 2015 (Eşik): “Şirket gibi yönetim” vizyonunun en net açıklandığı dönem.
  • 2018 (Sistem Değişikliği): Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne («Ver yetkiyi, gör etkiyi») geçiş ve heterodoks ekonomi denemelerinin başlangıcı.
  • 2023 Sonrası (Kriter ve Kemer Sıkma): Seçimler sonrasında yeniden ortodoks politikalara ve yüksek faiz sarmalına dönüş dönemi.
  • 2026 Bilançosu (Bugün): Yılın geride kalan aylarına ait güncel verilerle tablonun bütünü.

2. Türkiye’nin Cari İşlemler Dengesi (2003–2026)

İktidarın “şirket modeliyle” yönettiği Türkiye ekonomisi, döviz üretemediği için kronik bir açık sarmalına hapsolmuştur. 2003 yılından bu yana Türkiye’nin yıllık cari işlemler dengesi (TCMB verileriyle) şöyledir:

  • 2003: -7,5 Milyar Dolar
  • 2004: -15,6 Milyar Dolar
  • 2005: -23,1 Milyar Dolar
  • 2006: -32,3 Milyar Dolar
  • 2007: -38,6 Milyar Dolar
  • 2008: -41,6 Milyar Dolar
  • 2009: -13,7 Milyar Dolar
  • 2010: -45,7 Milyar Dolar
  • 2011: -75,1 Milyar Dolar (Cumhuriyet tarihinin rekoru)
  • 2012: -48,5 Milyar Dolar
  • 2013: -64,6 Milyar Dolar
  • 2014: -38,5 Milyar Dolar
  • 2015: -32,1 Milyar Dolar
  • 2016: -33,1 Milyar Dolar
  • 2017: -47,3 Milyar Dolar
  • 2018: -21,7 Milyar Dolar
  • 2019: +1,2 Milyar Dolar (Derin ekonomik durgunluk ve ithalat çöküşü sonucu zorunlu fazla)
  • 2020: -31,9 Milyar Dolar
  • 2021: -7,2 Milyar Dolar
  • 2022: -49,1 Milyar Dolar
  • 2023: -39,8 Milyar Dolar
  • 2024: -9,9 Milyar Dolar
  • 2025: -30,2 Milyar Dolar
  • 2026 (İlk Yarı / Güncel): ~23,7 Milyar Dolar Açık

3. Seçim Sonrası Tablo: İcra Dosyaları ve Şirket İflasları

Mayıs 2023 seçimlerinden bu yana uygulanan sıkı para politikaları, esnafı, üreticiyi ve dar gelirliyi çıkmaza soktu. İktidara yakın çevrelerde dahi ekonomik sıkıntılar açıkça dile getirilmeye başlandı. Erdoğan haklı mı haksız mı?

  • İcra Daireleri: UYAP verilerine göre adliyelerdeki derdest (açık) icra dosyası sayısı 26 milyona dayanmış, sadece yılın ilk aylarında milyonlarca yeni dosya sisteme eklenmiştir. Erdoğan haklı mı haksız mı tartışması ortada ama milyonlarca vatandaş da borç batağındadır.
  • Şirket Kapanışları ve Konkordato: 2023 seçimlerinden bu yana artan finansman maliyetleri, yüksek faiz ve kur baskısı nedeniyle konkordato ilan eden, geçici veya kesin mühlet alan ve kepenk kapatan şirket sayısı binleri aşmıştır. Şirket gibi yönetilen devlet, kendi yerli tüccarını iflas bayrağı çekmeye mecbur bırakmıştır.

4. “Ver Yetkiyi” Dediler, Faiz Lobisini İhya Ettiler

2018 yılında geçilen sistemle birlikte “Verin yetkiyi, görün etkiyi” denilmişti. Ancak bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktisat bilimini reddeden o ünlü çıkışını yaparak şöyle demişti:

“Ekonomide faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Nâs var, nâs; bunu ne yapacaksın? Buna göre hüküm atılmıştır. İslam’ın hükmü ortadadır.”

Bu anlayışla yönetilen son dönemde bütçeden faize aktarılan kaynak katlanarak arttı. 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinde faiz için öngörülen ödenek 2 trilyon 741,7 milyar TL seviyesindedir. 24 yıllık iktidar boyunca bütçeden ödenen net faiz toplamı 743 milyar doları bulmuştur.

Üstelik bu rakama Kur Korumalı Mevduat’ın (KKM) maliyetleri ile Kamu-Özel İşbirliği projelerine ödenen milyarlarca dolarlık garanti ödemeleri dahil bile değildir. Erdoğan haklı mı haksız mı bu sorunun yanıtını bu tablolar ortaya koyuyor.

5. 24 Yıllık Kümülatif Bilanço ve Borç Çıkmazı

  • 453,4 Milyar Dolar Toplam Dış Borç Stoku
  • ~670 Milyar Dolar Toplam Cari İşlemler Açığı
  • ~1,2 Trilyon Dolar Toplam Dış Ticaret Açığı
  • 743 Milyar Dolar Bütçeden Ödenen Net Faiz

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın en son 31 Ağustos 2026 tarihli resmi bültenine göre merkezi yönetim toplam borç stoku 15 trilyon 893,8 milyar TL olarak gerçekleşti.

Erdoğan haklı mı haksız mı?
Erdoğan haklı mı haksız mı?

Bunun 7 trilyon 748 milyar TL’si Türk lirası cinsi, 8 trilyon 145,8 milyar TL’si ise döviz cinsi borçlardan oluşuyor.

Güncel dolar kuru (~48,80 TL) üzerinden hesaplandığında ise toplam merkezi yönetim borç stoku yaklaşık 325,7 milyar dolara tekabül ediyor..

Devleti şirket gibi yönettiniz, tamam… Ama sorum da şudur:

Bu bilançoya sahip bir şirket olsa ne yapardınız? TMSF el mi koyardı?

6. Paranın İtibarı ve Sonuç: Erdoğan haklı mı haksız mı?

Bir devletin gücü parasıyla, bir tüccarın gücü defteriyle ölçülür.

  • 1 Ocak 2003 Dolar Kuru: ~1,66 TL (Paradan 6 sıfır atıldığı dönemin baz kuru)
  • Eylül 2026 TCMB Güncel Dolar Kuru: ~48,75 – 48,85 TL bandı

Paradans sıfırlar atılarak devralınan milli para, 24 yıllık “şirket yönetimi” sonucunda eriyip gitmiş, Türk Lirası dolar karşısında devasa bir değer kaybına uğramıştır.

Sonuç:

Erdoğan “24 yılda çok büyük başarılar elde ettik” dese de; 31 Ağustos 2026 tarihli resmi verilere göre oluşan şu acı tabloyu tekrar dikkatlerinize sunuyorum:

  • 453,4 Milyar Dolar Toplam Dış Borç Stoku
  • 670 Milyar Dolar Toplam Cari İşlemler Açığı
  • 1,2 Trilyon Dolar Toplam Dış Ticaret Açığı
  • 743 Milyar Dolar Bütçeden Ödenen Net Faiz

Devlet şirket gibi yönetildi; lakin duvara toslayan bu düzenin sonunda ortaya çıkan tablo sadece müflis bir tüccar tablosudur.

24 yıl sonra Erdoğan haklı mı haksız mı? kararı siz verin…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir