Halk TV’ye polis baskını ile sabah operasyonu yapılıp kayyım atanması 2002–2026 AKP’nin yüz karası; 62 medyaya kayyım atanmasını gündeme getirmeme neden oldu.
İmar Bankası ve Adabank sürecinde, TMSF’nin yetkilerini genişleten düzenlemeler 2003’te mecliste görüşülürken, medyaya da el konulması tartışmaları devam ediyordu.
Star TV Ankara Temsilcisi olarak o günlerde dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’le görüştüm.
Medyaya el konulması halinde yönetimin nasıl oluşturulacağını gündeme getirdim.
Basın meslek kuruluşlarında en az on yıllık deneyimi bulunan gazetecilerin yönetime alınmasını önerdim.
Dedim ki; Medyanın yayın bağımsızlığını, gazetecilerin mesleki haklarını ve halkın haber alma hakkını da korumak zorundasınız.
Kamu alacağını tahsil etmek için verilen yetki, yayın çizgisini iktidarın tercihine göre değiştirme yetkisine dönüşmemesi gerektiğini vurguladım.
O günleri ayrıca yazacağım ama bugün geldiğimiz noktada, o gün dile getirdiğim kaygının neden önemli olduğu daha açık görülüyor.
Anayasa ne diyor?
“Basın hürdür, sansür edilemez.”
Devlete de basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alma görevi veriyor.
Gazeteleri, televizyonları ve radyoları devletin görevlendirdiği yöneticilere teslim eden kayyım düzeni, yayın bağımsızlığını değil iktidar bağımlılığını ortaya koyuyor.
Bugün Halk TV’ye yapılan şafak baskını ile kayyım atanması demokrasi ye de medya özgürlüğüne de, ifade özgürlüğüne de halkın haber özgürlüğüne de kişilik hak ve özgürlüklerine de özetle anayasal tüm haklara da aykırıdır.
Demokrasinin rafa kaldırıldığının resmi göstergesidir.
İşte Halk TV’den ilk fotoğraf budur:
BANKADAN MEDYAYA UZANAN YETKİ
İmar Bankası’na müdahale 3 Temmuz 2003’te gerçekleşti. Adabank hakkında da aynı dönemde işlem yapıldı.
Ancak medya şirketlerinin yönetiminin devralınması daha sonraki aşamaydı.
12 Aralık 2003’te kabul edilen 5020 sayılı Kanun, TMSF’nin yetkilerini genişletti. Banka ortaklarının bağlantılı şirketlerinin yönetim ve denetimini devralmanın, yöneticileri değiştirmenin ve yönetim kurullarına yeni üyeler atamanın kapsamı büyütüldü.
Böylece işlem, bankanın sınırlarını aşarak banka sahiplerinin diğer şirketlerine de uzanabiliyordu. Medya şirketleri için yayın bağımsızlığını koruyacak ayrı bir yönetim güvencesi oluşturulmadı.
Kanunda televizyon kanallarına ilişkin lisans ve işletme hakları üzerinde uygulanabilecek yargısal tedbirler de açıkça yer aldı.
Benim itirazımın merkezinde ise basının yönetimi vardı.
14 Şubat 2004’te Uzan Grubu şirketlerinin yönetimi devralındı. STAR TV ve diğer yayın kuruluşları da bu işlemin kapsamına girdi.
Sonraki yıllarda başka medya grupları da TMSF yönetimine geçti.
2002–2026: AKP İKTİDARININ YÜZ KARASI
Değerli okurlarım,
Aşağıdaki döküm, AKP iktidarı döneminde Uzan Grubu dahil, FETÖ bağlantılı medya kuruluşları hariç, TMSF’nin yönetimini devraldığı veya kayyım olarak görevlendirildiği doğrulanabilen yayın kuruluşlarını gösteriyor.
Eski dönemlerdeki banka alacağına dayalı yönetimi devralma işlemleriyle sonraki ceza soruşturmalarında verilen kayyım kararları aynı hukuki işlem değildir.
Ancak basın açısından ortak soru değişmiyor: Medya bağımsızlığını kim, nasıl koruyacak?
Ben bu tabloyu, basın özgürlüğü bakımından AKP’nin yüz karası; 62 medyaya kayyım olarak görüyorum.
TELEVİZYONLAR VE DİJİTAL YAYIN KURULUŞLARI
AKP’nin yüz karası; 62 medyaya kayyım
- Star TV — 14 Şubat 2004.
- Kral TV — 14 Şubat 2004.
- Cine5 — 26 Mayıs 2004; 2008’de yeniden TMSF yönetimine geçti.
- Cine Digital — 26 Mayıs 2004.
- Maxi TV — 26 Mayıs 2004.
- Gala TV — 26 Mayıs 2004.
- Viva TV — 26 Mayıs 2004.
- ATV — 1 Nisan 2007.
- Kanal 1 — 1 Nisan 2007.
- Show TV — 16 Mayıs 2013 tarihli TMSF kararı; 11 Eylül 2025’te yeniden TMSF yönetimine geçti.
- Show Türk — Mayıs 2013; Eylül 2025’te bağlı olduğu grup kapsamında yeniden TMSF yönetimine geçti.
- Show Max — Mayıs 2013; Eylül 2025’te bağlı olduğu grup kapsamında yeniden TMSF yönetimine geçti.
- SkyTürk 360 — 24 Mayıs 2013.
- Digiturk — 24 Mayıs 2013; dijital yayın platformu.
- Flash Haber TV — Mart 2025.
- EKOTÜRK — 11 Ağustos 2025.
- Habertürk TV — 11 Eylül 2025.
- Bloomberg HT — 11 Eylül 2025.
- HT Spor — 11 Eylül 2025.
- TELE1 — 24 Ekim 2025.
- GAİN Medya — 16 Aralık 2025; dijital yayın platformu.
- GAİN Studio Prodüksiyon — 16 Aralık 2025.
- GAİN Shorts Medya — 16 Aralık 2025.
- Anahat Medya — 16 Aralık 2025.
- Halk TV — 14 Ekim 2026
RADYOLAR
AKP’nin yüz karası; 62 medyaya kayyım
- Süper FM — 14 Şubat 2004.
- Metro FM — 14 Şubat 2004.
- Kral FM — 14 Şubat 2004.
- Joy FM — 14 Şubat 2004.
- Joy Türk FM — 14 Şubat 2004.
- Show Radyo — 26 Mayıs 2004.
- Radyo Viva — 26 Mayıs 2004.
- Radyo Nostalji — 26 Mayıs 2004.
- Radyo Cool — 26 Mayıs 2004.
- Radyo 5 — 26 Mayıs 2004.
- Radyo City — 1 Nisan 2007.
- Alem FM — 24 Mayıs 2013.
- Lig Radyo — Mayıs 2013.
YAZILI BASIN
AKP’nin yüz karası; 62 medyaya kayyım
- Star gazetesi — 14 Şubat 2004.
- Marie Claire dergisi — 26 Mayıs 2004.
- Marie Claire Maison dergisi — 26 Mayıs 2004.
- Voyager dergisi — 26 Mayıs 2004.
- Beyaz Butik dergisi — 26 Mayıs 2004.
- Adres dergisi — 26 Mayıs 2004.
- Mutfak dergisi — 26 Mayıs 2004.
- Sabah gazetesi — 1 Nisan 2007.
- Takvim gazetesi — 1 Nisan 2007.
- Yeni Asır gazetesi — 1 Nisan 2007.
- Fotomaç / Pas Fotomaç gazetesi — 1 Nisan 2007.
- Günaydın yayın markası — 1 Nisan 2007.
- Bebeğim ve Biz dergisi — 1 Nisan 2007.
- Sinema dergisi — 1 Nisan 2007.
- Sofra dergisi — 1 Nisan 2007.
- Home Art dergisi — 1 Nisan 2007.
- Şamdan Plus dergisi — 1 Nisan 2007.
- Yeni Aktüel dergisi — 1 Nisan 2007.
- Para dergisi — 1 Nisan 2007.
- Global Enerji dergisi — 1 Nisan 2007.
- Transport dergisi — 1 Nisan 2007.
- Hukuki Perspektifler dergisi — 1 Nisan 2007.
- Akşam gazetesi — 24 Mayıs 2013.
- Güneş gazetesi — 24 Mayıs 2013.
O GÜNKÜ ÖNERİM BUGÜN DE GEÇERLİ
Bu isimler yalnızca şirket veya marka değildir.
Her birinin arkasında gazeteciler, çalışanlar, okurlar ve izleyiciler var. AKP’nin yüz karası; 62 medyaya kayyım atanmasının demokrasiye verdiği büyük zarar var.
Bir şirket hakkında soruşturma yürütülmesi, gazetecilerin mesleki bağımsızlığını ortadan kaldırmanın gerekçesi olamaz. Kamu alacağının tahsili de halkın haber alma hakkını yönetme yetkisi vermez.
Baykal ve Sezer’le görüşürken savunduğum düşünceyi bugün de savunuyorum:
Medya kuruluşlarının yönetiminde gazetecilik deneyimi, meslek ilkeleri ve yayın bağımsızlığı güvence altına alınmalıdır.
Yöneticinin görevi iktidarı memnun etmek değil, kuruluşun haklarını ve bağımsızlığını korumaktır.
Anayasa’nın “Basın hürdür, sansür edilemez” hükmü, duvara asılacak bir slogan değildir.
İktidarın uymak zorunda olduğu hükümdür.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, Cafer Mahiroğlu’nun Masak verilerinde şüpheli para trafiğinin tespit edildi belirtildi.
ŞİRKETLERE DE KAYYUM KARARI
Mahiroğlu’nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el koyulduğunu bildiren Başsavcılık, TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verildiğini açıkladı.
BAŞSAVCILIK’TAN AÇIKLAMA
Yapılan açıklamada şu ifadeler yer verildi:
Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüpheli Cafer MAHİROĞLU hakkında “Rüşvet, İhaleye Fesat Karıştırma ve Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında; Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmiştir.
14,4 MİLYON LİRALIK RÜŞVET İDDİASI
Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, şüpheli Cafer MAHİROĞLU’nun İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi’nin (VKN: 1911178311) kurulmasını sağladığı, şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14.464.000 TL tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığı tespit edilmiştir.
ŞİRKETLERİN İŞLEM HACMİ 30,3 MİLYAR LİRA
MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Cafer MAHİROĞLU’nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30.352.037.389,15 TL olduğu tespit edilmiştir.
Şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1.062.260.003,28 TL para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1.118.591.033,88 TL para çıkışı gerçekleştiği belirlenmiştir.
Ayrıca şüphelinin yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferleri de incelemeye alınmış; ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edilmiştir.
Şüpheli Cafer MAHİROĞLU’nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu; malvarlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğu anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, şüpheli Cafer MAHİROĞLU hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında “İhaleye Fesat Karıştırma” suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10.03.2025 tarihinde yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda, 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş olup 14.10.2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 şüpheli gözaltına alınmıştır. Yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4’ünün yurt dışında bulunduğu, 1’inin ceza infaz kurumunda olduğu tespit edilmiş, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmaları devam etmektedir.
Yine şüpheli Cafer Mahiroğlunun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla El konulmuş ve TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verilmiştir
Soruşturma, tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürülmektedir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.
KİMLER HAKKINDA GÖZALTI KARARI VERİLDİ?
Hakkında gözaltı kararı verilen isimler şöyle:
Gözaltına alınanlar:
1. HARİKA AKKAYA
2. HASAN ÖZDEMIR
3. İBRAHIM ÖZDEMIR
4. ARMAĞAN KÜÇÜK
5. MUSTAFA ÖZDEMIR
6. HALİT AKIN
7. ALİ TURAN
8. MEDİHA BURUMOĞLU
9. MURAT KOÇAK
10. ERKAN YAĞCI
11.SÜLEYMAN ÖZEN
Firari
1. FATİH YADOĞLU
Yurtdışı
1. CAFER MAHIROĞLU
2. HAKAN ARICAN
3. MEHMET NECATİ YAĞCI
4. SEVİM KUL
Cezaevi
1. DORUK BULUT
