AK PARTİ ESKİ BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY TAHİR ELÇİ’NİN ÖLDÜRÜLMESİ İÇİN SORDU
HANGİ DERİN ODAK..?
Sosyal medya hesabı üzerinden son gelişen olayları değerlendiren Günay, “ Terör eylemlerinin bu işlevine bakınca arkasında -görünenin ötesinde- hangi derin odak ve hesapların olduğunu düşünmemek mümkün değildir” diye çok önemli bir yorum yaptı.
AK Parti eski Milletvekili ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanması ve Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesi ile ilgili olarak 9 ayrı maddede görüşlerini sosyal medya üzerinden paylaştı.
İşte Günay’ın açıklamaları:
1/ Son yaşananlar herkesin siyasal şiddet üzerinde yeniden düşünmesini ve ortak tavır almasının daha fazla gecikmemesini zorunlu kılıyor.
2/ Şiddet eylemleri, hangi iddiayı taşırsa taşısın, her zaman baskıcı düzenlemelerin gerekçesi oluyor ve otoriter yapılara hizmet ediyor.
3/ Askeri darbeler şiddet eylemleri sonrasında yapıldı. Şiddet/terör eylemleri sonrası hep demokrasi askıya alındı, alınıyor.
4/ Şiddet eylemleri hangi kesime mal edinmişse, o kesim bundan zararlı çıktı, kitle desteği azaldı, olması gerekenin altına çekildi.
5/ 80 öncesi ideolojiler bu eylemlerin bedelini ödedi; özelde sol/sosyal adaletçi kesimlerin toplum bağları bu eylemlerden çok zarar gördü.
6/ 80 Sonrası da PKK eylemleri insan hakları hareketlerinin kitleselleşmesinin önünde hep bir engel, devlet şiddetinin de mazereti oldu.
7/ Devlete daha otoriter anlayışları egemen kılmak yahut egemenliklerini sürdürmek isteyenler hep şiddeti bir araç olarak kullana geldiler.
8/Terör eylemlerinin bu işlevine bakınca arkasında -görünenin ötesinde- hangi derin odak ve hesapların olduğunu düşünmemek mümkün değildir
9/Bu konuyu tartışacağız. Şimdilik, hiç bir şiddet eyleminin demokrasiye, demokratikleşmeye hizmet etmediğinin tekrar altını çiziyorum.
Şimdi bu sözleri söyleyen Günay’ın AK parti eski milletvekili ve Bakanı olmasından çok siyasi yaşamı önem taşıyor.
İstanbul Hukuk Fakültesi mezunu olan Günay CHP Genel Sekreterliği de yaptı. 12 Eylül öncesi CHP il başkanlığı ve milletvekilliği yapan Günay Dev-Yol üyesi olmaktan 1 yıl tutuklu kaldı, 3 ay hapis yattı.
Özetle yukarıdaki 9 maddeyi yazan ve “derin odak” sözleri ile Elçi cinayetini sorgulayan 80 öncesi de sol-sağ olaylarını da yaşayan çok deneyimli bir siyasetçidir Ertuğrul Günay.
Günay’ın ayrıntılı yaşamı ve siyasetçi yönü:
1948 yılında Ordu’da dünyaya geldi. 1965 yılında Ordu Lisesi’ni, 1969 yılında Fakültesi’ni bitirdi. Öğrencilik yıllarında Fikir Kulüpleri Federasyonu içerisinde çalıştı. Üniversiteden mezun olduktan sonra Ordu’da avukatlığa başladı. 1973’te CHP Genel Merkezi’nin 50. kuruluş yılı nedeniyle açtığı yarışmada “Devlet Partisi’nden Halk Partisi’ne” başlıklı yazısıyla birincilik ödülü aldı. 1974-1977 arasında CHP Ordu İl Başkanlığı yaptı. Bülent Ecevit’in CHP Genel Başkanı olmasından sonra Ecevit’e karşı gelişen muhalefetin içinden çıkan isimlerden biri de Ertuğrul Günay oldu. Deniz Baykal ve taraftarlarının Ecevit’e karşı çıktıkları 1976 yılındaki kurultayda, Baykalcıların kurultay başkan adayı Günay’dı.
1977 seçimlerinde en genç milletvekili olarak meclise girdi; 1977-1980 döneminde Ordu Milletvekilliği yaptı. CHP’nin en solundaki milletvekillerinden biri olarak kabul edilen Günay, 12 Eylül Darbesi’nden sonra, Dev-Yol ile ilişkisi olduğu iddiasıyla tutuklandı. 1 yıl kadar tutuklu kaldıktan sonra 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. 1980’den sonra siyasete Sosyal demokrat Halkçı Parti’de devam etti. SHP Ankara İl Başkanlığı (1986-1987) ve Genel Sekreter Yardımcılığı (1990-1991) görevlerinde bulundu.
1992’de CHP’nin siyasal yaşama yeniden dönüşü üzerine CHP’de yer aldı. 9 Eylül 1992’den 1994 sonuna kadar CHP’nin Genel Sekreterlik görevinde bulundu. 1994’teki yerel seçimlerde CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına aday oldu. Karşısında Refah Partisi’nden Recep Tayyip Erdoğan, Doğru Yol Partisi’nden Bedrettin Dalan, Sosyal demokrat Halkçı Parti’den Ömer Zülfü Livaneli ve Anavatan Partisi’nden İlhan Kesici vardı. Recep Tayyip Erdoğan’ın galip çıktığı seçimde Günay, %1,4 oy aldı.1999 Türkiye Genel seçimlerinde CHP’nin TBMM dışında kalması üzerine yeniden aktif siyasete döndü. Genel Başkanlığa aday oldu. 2004 seçimlerinde Ordu’da DSP’li adayı desteklediği gerekçesiyle CHP’den ihraç edildi.
CHP’den ihracından sonraki süreçte Saadet Partisi eski milletvekili ve insan hakları savunucusu Mehmet Bekaroğlu ile birlikte Müslüman-Sol perspektifli bir siyasi oluşum çalışması başlattı. Recep Tayyip Erdoğan’dan gelen davet üzerine 2007 Türkiye genel seçimleri öncesi Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçti. Seçimlerde İstanbul milletvekili seçildi. 60. Hükümet’in Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e sunulan atama teklifi ile 31 Ağustos 2007’de Kültür ve Turizm Bakanı olarak atandı. 2011 Türkiye genel seçimlerinde İzmir 1. Bölge’den milletvekili seçildi. 2013 yılı Ocak ayında yapılan kabine revizyonu ile görevden ayrıldı, yerine Ömer Çelik getirildi. 27 Aralık 2013’te Partinin tepesinde gelişen “mağrur ve mütehakkim anlayış” gerekçesiyle AK Parti’den istifa etti.
Sivil girişimleri ve yazarlığı:
Bosna İçin İnsanlık Girişimi, Doğu Konferansı ve Yeni Siyaset Girişimi gibi sivil girişimlere de öncülük eden Günay’ın “Bosna Yazıları” ve “Karşı Siyaset” adıyla iki kitabı ve çeşitli gazete ve dergilerde hukuk ve siyaset konularında yayınlanmış çok sayıda makale ve söyleşisi bulunmaktadır.
Günay evli ve iki çocuk babasıdır.
Ödülleri:
Günay, kültür ve sanat üzerine yaptığı çalışmalar nedeniyle Akdeniz, Hatay/Mustafa Kemal, Adıyaman, Pamukkale ve Rusya Saint Petersburg Devlet Üniversitelerinden “Onursal Bilim Doktoru” unvanını aldı. Uludağ Üniversitesi ve Moskova Kültür ve Sanat Üniversitesi ise Günay’ı “Onursal Profesör” unvanlarına layık gördü. Aynı şekilde Macaristan Cumhuriyeti, Avusturya Cumhuriyeti, Belçika Krallığı ve Hollanda Krallığı tarafından devlet nişanlarıyla ödüllendirildi.
