Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kararını verdi ve İçişleri Bakanı Efkan Ala’yı, Başbakan Binali Yıldırım’a “Ala istifa etti” açıklaması yaptırarak görevden aldı.
Yıllardır fiilen işleyen bir teamül vardır Türkiye’de.
Göreve atanan her Bakan, Başbakanına ıslak imzalı ve tarihi açık istifa mektubu verir.
İşte Efkan Ala bu istifa mektubu ile görevden alındı.
Gerek Ahmet Davutoğlu’nun gerekse Binali Yıldırım’ın Başbakanlığa atanması sırasında yaşandı ki her iki ismin Bakanlar Kurulu Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapıldı.
Erdoğan adeta Başkan gibi yönetiyor Bakanlar Kurulu’nu.
İşte bu nedenle Efkan Ala’nın görevden alınması kararını da Erdoğan verdi, Binali Bey açıkladı.
Başbakan’ın bu değişikliği açıkladığı görüntüsünü ve sözlerini dikkatle izledim.
Birincisi yüz ifadesiydi ki her zaman neşeli güler yüzlü olan, esprili konuşan Binali Bey’in yüzünden düşen bin parça idi.
İkincisi Efkan Ala’nın yerine Süleyman Soylu’nun, Soylu’nun yerine ise Dr. Mehmet Müezzinoğlu’nun getirilmesini Başbakan Yıldırım, “atanmıştır” kelimesi ile duyurdu.
“Atanmıştır” ne kadar belirleyici bir kelime. Atamanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu atamaları yaptığının itirafı bu tek kelimedir.
Bugüne kadar kabinelerinde değişiklik yapan Başbakanların açıklamaları ile dün Binali Bey’in açıklamasını karşılaştırdığımda ortaya bu sonuç çıkıyor.
Ayrıca Erdoğan’ın Saray’da Binali Bey’den habersiz Soylu ve Müezzinoğlu ile görüşmesi de bu savımı kuvvetlendiren en önemli delildir.
27 Ağustos tarihli gazetemizde, “İstifa etmek onur, görevden almamak hatadır” yazdım.
4 gün sonra 31 Ağustos’ta Erdoğan, hata yapmayarak İçişleri Bakanı Ala’yı görevden aldı.
Ala’nın çözüm sürecinde HDP’lilerle bir araya gelen 3 bakandan sonuncusu olması,
81 Validen 74’ü FETÖ’cü açıklaması yapması,
Güneydoğu’da PKK ile mücadelede başarısız olması,
FETÖ militanlarına karşı etkisiz duruşu gibi birçok neden vardır görevden alınması için.
Ala’nın valiler itirafı AKP iktidarının, başbakanın ve cumhurbaşkanının FETÖ’cüleri atamasını net şekilde ortaya çıkardı.
Askeriye de emniyette, yargıda ve bürokraside bu FETÖ’cüleri yerleştiren AKP değil mi?
Yüce Divanlık suç değil midir?
